3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2012/16254 E. , 2012/21781 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 94.124 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 2000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalıya 1026 ada 1 parsel üzerinde 2981 sayılı yasa gereğince hak sahibi kabul edilerek tapu tahsiz belgesi verildiğini yapılan imar ıslah planı uyarınca 2099 ada 6 parselin tahsis edilerek belediyece davalıya satıldığını davalının bu taşınmazı 17.09.2002 tarihinde 3. şahsa satarak mülkiyetini devrettiğini ancak yapılan araştırmada bu yerde hiçbir zaman gecekondu olarak davalının ikamet etmediğini yapının hiçbir zaman tamamlanmadığını ve ayrıca bu yerin uygulamalı imar planında park alanına ayrıldığını davalının hak sahibi olma şartlarını taşımadığı anlaşıldığından 2981 sayılı Yasa gereğince lehine düzenlenen tapu tahsis belgesinin iptal edildiğini, bu nedenle davalının 2099 ada 6 parseldeki mülkiyeti kazanımının yasal dayanaktan yoksun hale geldiğini beyanla sebepsiz kazanım olan 94.129 TL tazminatın davalıdan tahsili talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece; önceki 21.03.2007 tarihli kararıyla “davacı hazinenin 2981 Sayılı Yasa kapsamında inceleme yaparak davalıya tapu tahsis belgesi verdiği, akabinde tapu tahsis belgesini iptal ettiği, ancak iptal edilme sürecinden evvel, 48 adet imar parselinin 2981 sayılı kanununun 10/c maddesi gereğince, dava dışı ... Belediyesine devir edildiği, davalının çekişmeli taşınmazı bedelini ödemek suretiyle dava dışı belediyeden iyiniyetle satınaldığı, davacının dava açmakta da hukuku yararının bulunmadığı gerekçesiyle” davanın reddine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince süresinde temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2010/12415 Esas-2010/16708 Karar sayılı ilamı ile; Davada, davacı ... tapu tahsis şartlarını taşımayan tahsisi iptal etmiş, ancak taşınmazın el değiştirmiş olması nedeniyle davalıdan tazminat talep etmektedir. Davaya konu 48 adet imar parselinin 2981 sayılı yasanın 10/c maddesi gereğince hak sahiplerine dağıtılmak üzere ... tarafından bedelsiz olarak belediyeye devredildiği taşınmazın ilk maliki ...’nin bu davayı açabileceğinde kuşku yoktur. Dosya içerisindeki ...
1.İdare Mahkemesinin 2009/161 E.-691 K. sayılı dosyasının incelenmesinde;
Eldeki temyize konu davanın davalısı ... vekili tarafından müvekkiline verilen dava konusu tapu tahsis belgesinin iptal edilmesine ilişkin .... Mal Müdürlüğünün 18.01.2005 günlü işleminin iptali istenilmiş olup, mahkemece, dava konusu taşınmazın barınma ihtiyacını karşılayacak nitelikte bir yapı olmadığı gibi tapu tahsis kararından sonrada herhangi bir yapı yapılmamış olduğu ve ayrıca iptal edilen tapu tahsis belgesinin düzenlendiği tarih itibariyle taşınmazın imar planında park alanında kaldığı, bu şekilde park alanında kalan taşınmaz için tapu tahsis belgesinin düzenlenmesinin mümkün olmadığından tapu tahsis belgesinin iptali yönünde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, söz konusu kararın taraflara usulüne uygun tebliğ edilmesinden sonra taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalıya tahsise ilişkin tahsis belgesinin iptal edilmesi ile hukuki işlemin dayanağı kalmamıştır. 2981 Sayılı Yasada tahsisin şartları belirtilmiş, 10/b maddesinde “hak sahibi olmadığı halde tapu verilen kişilerin tapuları re’sen iptal edilir.” hükmü ile tahsis kararının iptal edileceği hükme bağlanmıştır. İşte, olayımızda da sözü edilen yasal prosüdür işletilmiş ancak taşınmazın davalı tarafından 3.kişiye satıldığı anlaşılmıştır. Davalı taşınmazı üçüncü kişiye satmış olmakla satış bedeli kadar zenginleşmiştir. Maddi olgu bu şekilde belirlendikten sonra uyuşmazlığın nitelendirmesine gelince; dava BK.62.maddeden kaynaklanan bir “Haksız Zenginleşmenin İadesi” davasıdır. Bu durumda, davalının dava konusu taşınmaza malik olmadığı koşulu kesinleşmiş bulunmakla, bu davanın reddi kararı doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle mahkeme kararının bozulması gerekmiştir gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, dairemizin bozma ilamına uyularak davalının 3.kişiye satışına ilişkin tapu akit tablosundaki bedel olan 2.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline hükmedilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davalı taşınmazı belediyeye 27.08.2002'de 1572 TL bedel ödeyerek satın almış, daha sonra 17/09/2002 tarihinde 2.000 TL'ye 3.kişiye satmıştır.
Bu durumda mahkemece; davalıya tahsise ilişkin tahsis belgesinin iptal edilmesi ile hukuki işlemin dayanağı kalmadığından, davalı adına yapılan tescil, yolsuz tescil haline geldiği ve davalının taşınmazı iade ile yükümlü olduğu ancak; geçerli hukuki sebeple malik olmadığı taşınmazı 3.kişiye devretmekle taşınmazın rayiç bedelini hak sahibi malike ödemekle yükümlü hale gelmiş ise de, davalının bu taşınmazı edinmek üzere belediyeye ödediği satış bedelinin güncellenmeden taşınmazın başkasına satıldığı tarihteki rayiç değerinden indirilmesi suretiyle bulunacak bedele hükmedilmesi gerekirken, yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.