3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2013/12387 E. , 2013/12539 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; ... ilçesi ... Ada ... parselde bulunan taşınmazın toplam 1008/1944 hissesi 12.11.1997 tarihinde davalı ...'e satıldığı halde bilgisayar kayıtlarına zuhulen tam hisse satışı olarak gösterildiği ve tamamının ... adına tescil edildiğini, bu taşınmazda davacının kayyım atandığı Mehmet kızı Huriye'nin 104/216 hissesi mevcut iken, satışa konu olmadığı halde, bu hisse dahil olacak şekilde tamamı ... adına tescil edilerek davalı ...'in sebepsiz zenginleştiğini, kısa süre sonra da (16.01.1998 tarihinde) dava dışı Taner İncekara'ya sattığını, bu yanlışlığın düzeltilmesi için açılan davanın reddedildiğini, tapuda hisse fazlalığının belirtildiği şerhin de açılan dava sonucu kaldırıldığını, bu nedenle 35.000 TL (ıslah ile 134.815 TL) nin davalı ... ve davalı tapu çalışanlarından tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekilleri davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın tamamının halen Taner İncekare adına kayıtlı olduğu, davacının temsilci olarak yönettiği maldaki azalmanın dava dışı .... malvarlığındaki çoğalmanın sebebi olduğu, davanın Taner'e yöneltilmesi gerektiği belirtilerek, Ömer hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiş, diğer davalılar hakkındaki (tapu memurları) davanın idare aleyhine açılması gerektiği belirtilerek, husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekilince temyiz edilmektedir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; davada davalı ...'in sebepsiz zenginleştiği ileri sürülerek, talepte bulunulmuştur. Sebepsiz zenginleşme BK.nun 61-66.maddeleri (TBK.nun 72-82.maddeleri) gereğince, bir kimsenin malvarlığının geçerli (haklı) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin malvarlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun malvarlığından bir başkasının aleyhine olarak zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır. Sebepsiz zenginleşme kurumunun en temel özelliği şahsilik prensibi gereğince kime karşı zenginleşme olduysa ona karşı talepte bulunulması gerekir.
Somut olayda; davalı ..., ... kızı ... hissesine bedel ödemeden sahip olmak suretiyle sebepsiz zenginleşmiştir. Sebepsiz zenginleştiği hisse aynen mülkiyetinde bulunmadığından nakten tazmini istendiğine göre, mahkemece, sebepsiz zenginleşenin taşınmazı ... satınalan ve halen adına kayıtlı bulunan dava dışı Taner İncekara değil davalı ... olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, Ömer yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.