13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2016/2052 E. , 2016/17892 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, aralarındaki 10/02/2009 tarihli ücret sözleşmesine binaen davalı avukatın kendisini bazı davalarda vekili sıfatı ile temsil ettiğini, tüm ücretlerini ödemesine karşın serbest meslek makbuzu alamadığı gibi bir kısım borçlulardan tahsil edilen alacakların da kendisine ödenmediğini, yaşadığı bu güvensizlikler nedeni ile davalıyı 29/01/2010 tarihinde azlettiğini ileri sürerek,davalı avukatın alacaklılardan tahsil ettiği 6420,00 TL için başlattığı takibe vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, dava konusu edilen miktarı borçlulardan tahsil ederek kendi ücret alacağına saydığını, bunun karşılığı düzenlenen serbest meslek makbuzlarını da davacıya verdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, 5420,00 TL’nin kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1.Dava, davalı vekil tarafından müvekkili adına vekaleten tahsil edilen bir kısım alacakların iade edilmemesi sebebine dayanılarak açılmıştır. Davacı, Kocaeli 4. icra Müdürlüğü’nün 2011/5156 Esas sayılı takip dosyası ile davalı hakkında 6420,00 TL alacak üzerinden takip başlatmıştır. Davacı, Dava dilekçesi ile bu takip bilgilerini bildirmese de başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini istemiş, aşamalarda ise alacağının davalıdan tahsiline ve %40 inkar tazminatına karar verilmesini dilemiştir. Davalı davanın reddini talep etmiş, mahkemece,taraflar arasındaki takip dosyası incelenmemiş, kararın gerekçe kısmında davanın taraflar arasında imzalanan ücret sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olduğu belirtilmiş, hükümde ise itirazın iptaline ilişkin bir karar verilmemiş,5420 TL nin kabulüne denilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 31. maddesi “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. “ hükmüne haizdir. Buna göre, Mahkemece davanın niteliği hakkında belirsizlik olması halinde bu durumun öncelikle taraflara açıklatılması ve neticesine göre hüküm kurulması gerekmektedir. Ne var ki, mahkemece, davanın niteliği tespit edilmeden eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğu gibi, gerekçeli kararda davanın, itirazın iptali davası olduğu belirtilip hükümde alacak davası sonucunu doğurur şekilde karar verilmiştir. Böylece, Gerekçe ile hüküm arasında da çelişki oluşturulmuştur. HMK.nun 298/2 maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün de birbirine uyumlu olması gerekir. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HMK.nun yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir. Öyleyse mahkemece yukarıda değinilen hususlar dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı ve çelişki doğuracak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi gereğince bozmayı gerektirir.
2.Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.