13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2016/11936 E. , 2016/18398 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların aleyhine yaptığı icra takibi aşamasında davalı ... ile yapılan 16.4.2012 tarihli protokol ile borcuna karşılık olmak üzere maliki bulunduğu 54 nolu parseldeki 8 nolu dubleks daireyi teminat olarak devir ettiğini ancak davalıların yaptıkları icra takiplerinden vazgeçmediklerini ileri sürerek protokol ile öngörülen 73.000 TL. alacak ile 20.000 TL. tazminatın ticari faizi ile davalılardan müteselsilen ödetilmesini istemiştir. Davalı ... şirketi davaya cevap vermemiş, diğer davalılar da davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 73.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, tazminat talebi yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1.6100 sayılı HMK.nun 294. maddesi gereğince mahkemece yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK.nun 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu hükümler kamu düzeni ile ilgili olup, resen gözetilir. Anılan yasa hükümleri dikkate alındığında somut olayda; dava üç davalı aleyhine açıldığı halde hüküm fıkrasında tahsile karar verilen miktarın "davalıdan tahsiline" denilmek suretiyle infazda tereddüt yaratacak şekilde müphem ve çelişkili hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, açıklanan yasa hükümleri doğrultusunda hangi davalı hakkında ne şekilde karar tesis edildiği açıklanarak, infazda tereddüt yaratmayacak şekilde yeniden karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
2.Bozma nedenine göre, davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.