7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2016/14458 E. , 2016/17835 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava Türü : İşe İade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen 06.11.2015 tarihli tavzih kararı ile 29.09.2015 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
I-Davalının 06.11.2015 tarihli tavzih kararına yönelik temyizi yönünden yapılan incelemede, hükmün tavzihini düzenleyen HMK'nun 305.maddesinde hükmün yeterince açık olmaması veya icrasında tereddüt uyandırması, yahut birbirine aykırı fıkralar içermesi halinde, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih yoluyla sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği, hükmün tashihini düzenleyen HMK'nun 304.maddesinde ise hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri hataların mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebileceği bildirilmiştir. Aynı Yasanın 294-298.maddelerine göre hakim hükmü vermekle o davadan elini çekmiş olur ve yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça daha önce verilen kararın dışına çıkılacak biçimde, taraflardan birinin sorumluluğunu azaltamaz veya arttıramaz. Hükümlerin tashihi veya tavzihi bu kuralın dışında değildir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında tavzihle hüküm kısmında yer alan “6100 sayılı HMK'nın 20. maddesine göre yetkisizlik kararının kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin başvurusu halinde, dosyanın yetkili ...
İş Mahkemesine gönderilmesine “şeklindeki fıkranın davacı tarafın talebi üzerine “ 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesine göre yetkisizlik kararının kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin başvurusu halinde, dosyanın yetkili ...
İş Mahkemesine gönderilmesine” şeklinde değiştirilerek hükmün tavzih yolu ile değiştirilmesinin mümkün olmadığı düşünülmeden karar verilmesi hatalı olup mahkemenin 06.11.2015 tarihli tavzih kararı bozulup ortadan kaldırılmalıdır. II-Davalının 29.09.2015 tarihli karara ilişkin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede ise;
1.Davacı, iş akdinin davalı işverence geçersiz ve haksız olarak feshedildiğini iddia ederek işe iadesini, işe başlatılmadığı takdirde 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ile, 4 aylık boşta geçen süre ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan 14.12.2013 tarihli iş sözleşmesinde işverenin Şube adresi ... olarak belirtildiğinin anlaşıldığı ve bu itibarla 5521 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince davaya bakmaya ... İş Mahkemesi yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5inci maddesi uyarınca, iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı yer mahkemesinde de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme geçerli değildir. İş mahkemesinin görevi kapsamında bulunan bir dava, dava tarihinde davalının ikametgâhının bulunduğu veya işçinin işini yaptığı yerdeki iş mahkemesi veya iş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun 19 uncu maddesi uyarınca, gerçek kişi yönünden yerleşim yeri, sürekli kalma niyetiyle oturulan yerdir. Gerçek kişi işverenin başka bir yerde yerleşmek niyetiyle oturduğu kanıtlanmadığı takdirde, kural olarak nüfusta kayıtlı olduğu yerin ikametgâh olarak kabulü gerekir. Aynı Yasanın 49 uncu maddesi gereğince, tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça, işlerinin yönetildiği yerdir.
Yetkili mahkemenin belirlenmesinde önemli olan işin yapıldığı işyeri tanımına, 5521 sayılı Yasada yer verilmemiştir. İşyeri, 4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir. İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. Bir yer, ancak işin niteliği ve yürütümü bakımından işyerine bağlı bulunmaktaysa, o işyerinden sayılacaktır. İş veya toplu iş sözleşmesinin taraflarının, davalının yerleşim yeri ve işin yapıldığı yer dışındaki bir mahkemenin yetkili olduğuna dair düzenleme yapmaları, 5521 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin emredici nitelikteki son cümlesi gereğince geçersizdir.
İş mahkemesinin yetkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davalı tarafça süresinde yetki itirazı yapılmamış olsa bile, mahkeme tarafından bu husus kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır. Bir başka anlatımla hakim, davanın her aşamasında yetki itirazını dikkate alabileceği gibi, kendisi de res'en yetkisizlik kararı verebilir.
Somut olayda, davacının baz istasyonu arıza ekip işçisi olarak çalıştığı ve dava dilekçesinde işin fiilen yapıldığı yerin Bitlis olduğunu iddia ettiği, davalı işverence tutulan 21, 24, 25 ve 27.11.2014 tarihlerinde düzenlenen devamsızlık tutanaklarında davacının ... adresinde kurulu firmada çalıştığının belirtildiği, iş sözleşmesinde davalı şirketin merkez adresinin / ..., şube adresinin ise devamsızlık tutanağındaki adres ile aynı olacak şekilde Merkez/ ... olarak gösterildiği, işe giriş ve işten çıkış bildirgelerinde ise iş yeri kurum adresinin ... olarak belirtildiği görülmüştür. Bu itibarla davacının en son fiili olarak çalıştığı arıza bölgesinin neresi olduğu hususu açıklığa kavuşturularak mahkemenin yetkili olup olmadığı konusunda karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik araştırma ile yetkisizlik kararı verilmesi hatalıdır.
2.Mahkemece mahkemenin yetkisizliği ile yetkili mahkemenin ... İş Mahkemesi olduğunun belirlenmesi karşısında hüküm yerinde dosyanın yetkili ... İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi de hatalı olup, ayrıca bozmayı gerektirmiştir. O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.