4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2013/13133 E. , 2013/17951 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vd aleyhine 01/06/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... yönünden husumetten reddine, davalı ... yönünden mahkemenin görevsizliğine dair verilen 01/03/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına göre davalı ...'nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davalı ...'nın diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, hatalı tedavi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tahsili istemlerine ilişkindir. Yerel mahkemece, bozma ilamına uyularak davalı ... yönünden husumet yokluğundan davanın reddine, davalı ... yönünden ise yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
a)Yargılama esnasında, 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331/2. maddesinde; “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.” biçiminde düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'da düzenlenmiş olup hiç kuşkusuz adli yargı yerinde görülecek davalarda ve adli mahkemeler arasındaki görevsizlik kararlarında uygulanmalıdır. Açıklanan maddede; “davaya bir başka mahkemede devam edilmesi” hali düzenlenmiştir. Oysa yargı yolu bakımından görevsizlik kararlarında, davaya başka bir mahkemede devam edilmesi söz konusu olmayıp, kendine has usul kuralları bulunan farklı yargı yerinde yeniden açılan bir dava söz konusudur ve bu dava adli yargı yerindeki davanın devamı niteliğinde değildir. Davacı davasını yürürlükte bulunan yasal düzenlemelere göre görevsiz yargı yerinde açmış ise, “yargı yolu bakımından davanın reddine” dair verilecek kararla birlikte davalı yararına vekalet ücretine de karar verilmesi gerekir.
Şu halde; yargı yolu bakımından ret kararı verilen davalı ... yararına karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesi uyarınca vekalet ücreti takdiri gerekirken hiç vekalet ücreti verilmemiş olması doğru değildir. Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.'nun 438. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
b)Mahkemenin görevli olmadığından bahisle dilekçenin reddine karar vermesi durumunda, dava dosyasını ait olduğu mahkemeye göndereceğine ilişkin 1086 sayılı HUMK'nun 27. ve 6100 sayılı HMK'nun 20. maddeleri, adli mahkemeler arasındaki görevsizlik kararlarında uygulama alanı bulur. Şu halde, yerel mahkemece yargı yolu yönünden dava dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, dosyanın kesinleşmesini takiben talep halinde görevli ve yetkili İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi doğru değildir. Ancak bu yanılgının da giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.'nun 438. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.