2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2014/1903 E. , 2014/5514 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :İpoteğin Kaldırılması-Aile Konutu Şerhi Konulması
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına, kısmen onanmasına dair Dairemizin 26.09.2013 gün ve 16312-22013 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
1.Mahkemece davacı kadının rızası alınmadan davalı koca adına tapuda kayıtlı olan ve aile konutu niteliğindeki taşınmaza davalı banka tarafından ipotek konulduğu belirtilerek davanın kabulü ile ipoteğin kaldırılmasına ve taşınmaz üzerine aile konutu şerhi konulmasına karar verilmiştir.
Hüküm, davalı banka tarafından temyiz edilmiş; Dairemizce "....Muvafakatnamedeki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiş ise de, bu sahteliğin, davalı koca, kredi borçlusu veya banka yetkilisi tarafından ortaklaşa yapıldığına veya banka yetkilisinin bilgisi dahilinde gerçekleştiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmamaktadır. Davacı bunun böyle olduğuna ilişkin bir delil getirmemiştir. Bu durumda banka iyi niyetlidir. Tapu kütüğünde konutun "aile konutu" olduğuna ilişkin bir şerh de olmadığına göre, Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi gereğince bankanın kazanımı korunmalıdır. Davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulü doğru olmadığı" gerekçesiyle bozulmuştur.
Davacı karar düzeltme talep ederek muvafakatnamedeki imzanın sahteliğini banka yetkilisinin bilgisi dahilinde olduğu ve basiretli tacir gibi davranmadığından bahisle bozma kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Gerçekten de, davalı bankanın ipotek işlemi sırasında davacı kadının açık rızasını almadığı gibi muvafakatnamedeki imzanın da davacı kadına ait olmadığı anlaşılmaktadır. Böylelikle davacının karar düzeltme isteğinin kabulü ile, Dairemiz 26.09.2013 tarih, 2013/16312 esas, 2013/22013 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2.Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.