4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2014/9030 E. , 2014/13922 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vd aleyhine 05/05/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/02/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davacının diğer temyiz itirazına gelince; Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin manevi tazminat davalarında vekalet ücretini düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; "manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti hüküm altına alınan miktar üzerinden tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir", 2. fıkrasına göre ise; "manevi tazminat davalarında davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf (davalı) yararına hükmolunacak miktar nispi olarak belirlenmek gerekirse de, bu miktar davacı taraf lehine belirlenen ücreti geçemez." Diğer yandan, aynı tarifenin 12. maddesinde; "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (...) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." düzenlemesi getirilmiştir. Şu halde, anılan tarifeye göre kendisini vekille temsil ettirmiş olan davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
3.Aynı şekilde, kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalılar yararına da maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenlerle bozulması gerekirse de, anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.