Esas No
E. 2013/15368
Karar No
K. 2013/21813
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi

E. 2013/15368 K. 2013/21813 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/15368, K. 2013/21813, T. 11.12.2013
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/15368
Karar No
2013/21813
Karar Tarihi
11.12.2013
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi         2013/15368 E.  ,  2013/21813 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 11.09.2009 tarihinden iş akdinin haksız feshedildiği 12.05.2011 tarihine kadar genel müdür olarak çalıştığını, aylık net ücretinin dışındaki prim ödemelerinin ücret bordrolarına yansıtılmadığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının tahsilini istemiştir.

Davalı vekili, davacının kar payı üzerinden %5 prim ile çalıştığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının zimmetine para geçirmesi nedeniyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, yıllık izinlerin kullandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, ispat yükü üzerinde bulunan davalı işverenin, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdirildiğini, yıllık izinlerin kullandırıldığını ya da karşılığının ödendiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davalının cevap dilekçesi verip vermediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Mahkeme'nin 19/02/2013 tarihli gerekçeli kararında, davalı şirket tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığının belirtildiği, yine şeklinde yazılmak suretiyle davalı cevapları nazara alınmadan verilen bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulmuştur.

Oysa ki, 20/12/2011 tarihli duruşmada, davalının cevap dilekçesi 2013/15368-2013/21813 S.2 verdiği, dilekçenin okunduğu, davalı vekilinin de cevap dilekçesini aynen tekrar ettiğinin yazıldığı görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nun 204 üncü maddesinde "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." hükmü düzenlenmiştir. Duruşma tutanaklarının aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil niteliğinde bulunmalarına göre, dosyanın davalı cevapları değerlendirilerek karara bağlanması gerekirken cevap dilekçesi verilmediğinden bahisle hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.204
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog