8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2017/9408 E. , 2017/3014 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat Tespiti ve Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, usulden reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R
Davacılar vekili, davaya konu...ada...parsel üzerinde, vekil edeni ... ile müteveffa eşi ... tarafından yapılmış olan bina bulunduğunu, taşınmaz her ne kadar davalıların murisi ve davacılardan ...'in oğlu olan ... adına kayıtlı ise de, gerçek malikin vekili edeni ... ve müteveffa eşi ... olduğunu açıklayarak, arsa üzerindeki yapının değerinin davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili 26.05.2015 tarihli duruşmada davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespitine ve yapı bedelinin davalı taraftan tahsiline ilişkin olduğu, davacı tarafça, aleyhlerine men'i müdahale davası açıldığından bahisle muhdesatın tespiti ve yapı bedelinin tahsili talebi ile dava açıldığı, bu talebin öncelikli olarak muhdesatın aidiyetinin tespitini de zorunlu kıldığı, muhdesatın aidiyeti davalarının, doktrinde ve Yargıtay uygulamalarında hangi hallerde açılacağının açıklandığı, paydaş olmayan davacıların tespit davası açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçeleri ile davanın usulden reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Her ne kadar mahkeme tarafından az yukarıda açıklanan gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin gerekçesine katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; 6100 sayılı HMK’nun 26. maddesi uyarınca hâkim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlıdır. H.M.K'nun 33. maddesine göre ise, olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi hakime aittir. Bu ilkeler ışığında, dava dilekçesi içeriğindeki anlatımdan uyuşmazlığın, davalıların mirasbırakanı adına kayıtlı taşınmaza yapılan bina bedelinin davalılardan tahsiline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; mahkemece iddia ve savunma doğrultusunda taraf delilleri toplanarak uyuşmazlığın TMK'nun 994 ve 995. maddelerine göre tartışılıp değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre alacak talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.