Esas No
E. 2017/4170
Karar No
K. 2017/6330
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2017/4170 E.  ,  2017/6330 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA: Davacı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ücret alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının 14.9.2013 tarihinde davalı şirket tarafından işletilen otel iş yerinde kat görevlisi olarak çalışmaya başladığını, 16.12.2013 tarihine kadar burada çalışmaya devam ettiği, davacının 16.12.2013 tarihinde haksız olarak işine son verildiğini, davacının davalı iş yerinde haftanın 7 günü çalışma yaptığı, resmi ve dini bayramlarda izin kullanamadığı, davacının sabah 8:00 den akşam 18:00e kadar çalıştığı, davacının en son ücretinin 1.000,00 TL olduğu ve 2013 yılı ekim, kasım ve aralık ayı maaşının kendisine ödenmediğini belirterek, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı ve ücret alacağının işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, cevap vermemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece yapılan yargılama sonunda, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız biçimde sonlandığı, ücretinin ödenmediği, fazla mesai ve tatillerde çalıştığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir.

Dava ile ilgili olan kişilerin davaya ilişkin bir işlemi öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin muhataba bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın çıkarıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Aksi takdirde tarafların hukuksal dinlenme ve savunma hakkı kısıtlanmış olur. Duruşma gün ve saatinin kalemden öğrenilmesine yönünde usul ve tebligat hukukunda düzenleme olmadığından, bu yönde verilen bir karar yasaya aykırı kabul edilecektir. Yargılama sırasında yapılan tebliğlerle ilgili tebliğ mazbatalarının ve tebligatla ilgili diğer belgelerin dosyaya konulması gerekir. Tebligat Kanunu ve bu kanunun uygulanması için çıkarılan tüzüğün hükümleri tamamen şeklidir ve titizlikle uygulanması gerekir. Dolayısı ile bir davada yapılan tebligatların usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını hakim doğrudan, kendiliğinden denetlemelidir.

Adreste tebligat esası kabul edildiğinden, tebligatın tebliğ yapılacak gerçek veya tüzel kişinin bilinen en son adresinde yapılmalıdır. Adresten kastedilen bir kimsenin oturduğu veya çalıştığı yerdir. Asıl olan tebligatın, tebligat evrakında belirtilen adrese götürülerek muhatabın kendisine yapılmasıdır.

Tebligat kural olarak muhataba yapılmalıdır. Muhatap, adresinde bulunmadığı takdirde onun yerine tebligatı kabule yetkili kişilere yapılması gerekir. Muhatabın konut adresinde süreklilik arzedecek şekilde konutta birlikte oturan aile halkından biri veya varsa birlikte oturan hizmetçi tebligatı almaya yetkili kişilerdir. Yetkili kişilerin görünüşe nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir. Tebligat yapılacak gerçek kişi işyeri, işletme veya iş sahibi ise, işyerinde bulunmaması halinde daimi işçisine yapılan tebligat geçerli olacaktır.

Tebligat Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca “Tüzel kişilere tebliğ, yetkili temsilcilerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır”. Temsile yetkili kişinin herhangi bir nedenle tebliğ yapıldığı sırada işyerinde bulunamadıkları veya bizzat alamayacak durumda oldukları takdirde, kendisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürüne, bu durumda olanaklı değil ise, tüzel kişinin o yerdeki memur veya işçilerinden birine yapılmalıdır. Bu sıraya uyulması gerekir. Aksi takdirde usulsüz tebligat sözkonusudur. Tüzel kişiliği olmayan, ancak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi anlamında işveren olan kamu kurum ve kuruluşları adına çıkarılan tebligatın kurumun yetkili temsilcisine tebliği gerekir.

Dosya içeriğine göre davacı otel işyerinde çalışmaktadır. Davalı adresi olarak otelin bulunduğu adres dava dilekçesinde gösterilmiş ve dava dilekçesi bu adrese tebliğ edilmiştir. Ancak tebligat taşındığı gerekçesi ile bila tebliğ edilmiş, mahkemece adres araştırılması yapılmış ve belirtilen adrese yapılan tebligat da taşındığı gerekçesi bila tebliğ geri gelmiştir. Oysa bu tebliğin ticaret sicil kayıtlarına göre adresi olduğu açıktır. Mahkemece sonraki celse 23.05.2014 tarihli celsede davalıya aynı adreste 35. Maddeye göre tebligat yapılması kararı verilmiş ise de bu ara kararı gereği dava dilekçesi ile sonraki bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesinin de tebliğ edildiğine dair dosyada belgelere rastlanmamıştır. O nedenle bu husus belirtilerek tekrar tebliğin yapılması gerekirken, yapılmaması ve davalının davadan, rapordan ve ıslahtan bilgi sahibi olması sağlanamamıştır. Bu nedenle davalının hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiştir. Diğer taraftan davacının dava konusu ettiği dönemde Sosyal Güvenlik Kaydına göre 1199594 Sicil nolu dava dışı ... San. Tic. Ldt. Şti görünmektedir. Kayden görünen bu şirketin davalı şirket ile bağlantısı olup olmadığı, davacının işvereninin kim olduğu da araştırılmadan karar verilmesi de hatalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, salt yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.