Aramaya Dön

(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2015/38460
Karar No
K. 2016/14769
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi         2015/38460 E.  ,  2016/14769 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacı, davalı şirkete ait üç otele bakan teknik servis elemanı olarak çalıştığını, üç otele baktığından fazla çalışma yaptığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştırıldığını, şirket içinde yeni bir teknik ekibin göreve başlaması ve önceki personele dışlayıcı davranışları karşısında baskı altına alındıklarını, iş akdini feshetmeleri hususunda manevi baskı yapıldığını, bunun sonucunda kendisi ile birlikte bazı iş arkadaşlarının iş sözleşmesini feshetmek durumunda kaldıklarını, davalı şirketin kendisine kıdem tazminatı, 21 günlük izin ücreti ve 34 günlük maaş alacağı olmak üzere toplam 6.500,00 TL ödediğini, ödenen bu meblağın eksik olduğunu, bakiye kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağı bulunduğunu, bunların ve ödenmeyen fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı, davacının istifa ederek bir kısım arkadaşları ile birlikte işten ayrıldığını, davacıya çalışması sırasında hiçbir baskı yapılmadığını, işin niteliği gereği olabilecek riskler ve zorlukların davacı üzerinde bir baskı yaratmış olması halinde bu hususun kendilerine intikal ettirilmediğini, davacının teknik servis bölümünde tekniker olarak çalıştığını, davacıya geçmiş çalışmaları hatırına gönül hoşluğu ile ayrılması için, 4.697,84 TL kıdem tazminatı ve 994,50 TL yıllık izin ücretinin çalıştığı aya ait ücret ve fazla mesai ücretleri ile birlikte ödendiğini, davacının kendi el yazısıyla davalıyı ibra ettiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı ve bu çalışmaları yapmış ise bunların hesaplanması konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.

İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması halinde, yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir. Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.

Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir.

Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanununun 41 inci maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir. Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.

Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda taktiri indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir.

Somut olayda; mahkemece, dinlenen davacı tanığı ...' un da aynı davalıya karşı davası olması gerekçesiyle beyanına itibar edilmeyerek tanıklık ettiği dönem fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı hesabında dışlanmış ise de; davacı ile birlikte işten çıkarılan ve aynı işi yapan işçilerin dosyası Dairemizin onanan 2015/7582 Esas, 2015/7561 Esas, 2015/1887 Esas sayılı dosyaları ile incelenmiş ve bu dosyalarda tanık ... harici dinlenen davası olmayan tanıklar da çalışma zamanları ile ilgili ... ile aynı beyanlarda bulunmuşlar ve o dosyalarda da davacıların haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığı ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı kabul edilmiştir. Mahkemece, tanık ...' un tanıklığına itibar edilerek davacının tüm çalışma dönemi için haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığı ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı kabul edilerek bu alacakların hüküm altına alınması gerekirken bu tanığın çalışma dönemi dışlanarak bu alacakların hüküm altına alınması hatalı olup bozma nedenidir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 26/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog