Esas No
E. 2015/3862
Karar No
K. 2016/15468
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2015/3862 E.  ,  2016/15468 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Katkı Payı ve Katılma Alacağı

Davacı-karşı davalı ... ile davalı-karşı davacı ... aralarındaki katkı payı ve katılma alacağı davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair .... Aile Mahkemesi'nden verilen 06.11.2014 gün ve 324/727 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı-karşı davalı ... vekili, evlilik birliği içinde davalı-karşı davacı adına edinilen taşınmazlar nedeniyle 6.500,00 TL alacağın davalı/karşı davacıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini savunmuştur. Davalı/karşı davacı ... Altınçay vekili, evlilik birliği içinde davacı-karşı davalı adına edinilen taşınmazlar ve araç nedeniyle 45.000,00 TL alacağın davacı-karşı davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiş, davalı-karşı davacı vekili 15.07.2014 tarihli dilekçe ile talep miktarını 71.995,00 TL olarak artırmış asıl davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, asıl dava yönünden 1812 parsel sayılı taşınmaza yönelik talebin kabulü ile, taleple bağlı kalınarak 1.500,00 TL alacağın davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, 359 ada 2 parsel 6 nolu bağımsız bölüme yönelik talebin reddine; karşı dava yönünden 1850 ada 17 parsel 2 nolu bağımsız bölüme yönelik talebin reddine, 200 ada 2 parsel 5 nolu bağımsız bölüme yönelik talebin kısmen kabulü ile 19.316,00 Tl alacağın davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, ... plakalı araca yönelik talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı-karşı davalı vekili ve davalı/karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katkı payı alacağı ve artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. 01.01.2002 tarihinden önce 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi' nin (TKM) yürürlükte olduğu dönemde, eşler arasında yasal mal ayrılığı rejimi geçerliydi (TKM m.170). TKM'de, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin düzenleme mevcut olmadığından, eşlerin bu dönemde edindikleri malvarlığının tasfiyesine ilişkin uyuşmazlık, aynı Kanunun 5.maddesi yollamasıyla Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri göz önünde bulundurularak "katkı payı alacağı" hesaplama yöntemi kurallarına göre çözüme kavuşturulmalıdır. Zira Borçlar Kanunu, Medeni Kanunun tamamlayıcısı olarak kabul edilmiştir (eBK m. 544, TBK m. 646). Mal ayrılığı rejiminde; eşler kendi malları üzerinde tasarruf yetkisine ve intifa hakkına sahiptir ve mallarının idaresi kendisine aittir (TKM m. 186/1). Her birinin malları, geliri ve kendi kazançları yine kendilerine ait kişisel mallarıdır (TKM m. 189). Kadın veya kocanın, mal rejiminin devamı sırasında diğerinin edindiği malvarlığına katkısı nedeniyle katkı payı alacağı isteğinde bulunabilmesi için mutlaka para ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle katkıda bulunması gerekir. Mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde satın alınan tasfiyeye konu mala çalışma karşılığı elde edilen gelirlerle(maaş, gündelik, kar payı vs gibi) katkıda bulunulduğunun ileri sürüldüğü durumlarda; çalışarak, düzenli ve sürekli gelire sahip eşin, aksi kanıtlanmadıkça, yapabileceği tasarruf oranında katkıda bulunduğunun kabulü gerekir. Yargıtay'ın ve Dairemizin devamlılık gösteren uygulamaları da bu yöndedir. Bu açıklamalar doğrultusunda; öncelikle evlenme tarihinden, malın edinildiği tarihe kadar, eşlerin çalışma sürelerine ve gelirlerine ilişkin belgeler bulundukları yerlerden eksiksiz olarak getirtilmelidir. Çalışmanın sabit olmasına rağmen, bir kısım döneme ilişkin belgelere ulaşılamaması durumunda, ilgili meslek kuruluşlarından ve/veya bilirkişilerden o döneme ilişkin yaklaşık gelir durumu sorulup öğrenilerek, malın edinildiği tarihe kadar ki eşlerin tüm gelirleri ayrı ayrı belirlenmelidir. Sonra, her bir eşin alışkanlıkları, ekonomik ve sosyal statüleri gözetilerek, kişisel harcamaları ile ayrıca kocanın 743 sayılı TKM'nin 152. maddesi gereğince evi geçindirme yükümlülüğü nedeniyle yapabileceği harcama, eşlerin kendi gelirlerinden düşülerek, gerçekleştirebilecekleri tasarruf miktarları ayrı ayrı tespit edilmeli, daha sonra her eşin tasarruf miktarının, birlikte yaptıkları toplam tasarruf miktarı içerisindeki oranı belirlenmelidir. Her bir eşin bulunan bu tasarruf oranı, çalışmaları karşılığı elde ettikleri gelirleriyle malın alımına yaptıkları katkı oranı olarak kabul edilerek, tasfiyeye konu malın dava tarihi itibariyle belirlenecek sürüm (rayiç) değeri ile çarpılmak suretiyle katkı payı alacak miktarları hesaplanır. Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK m. 229) ve denkleştirmeden (TMK m. 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK m. 219) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK m. 231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK m. 236/1). Katılma alacağı Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur. Artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK m. 227/1, 228/1, 232 ve 235/1). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir. Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK m. 222). Yukarıdaki değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır. Eşler, 05.07.1979 tarihinde evlenmiş, 25.09.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK m. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM m. 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı Yasanın m. 10, TMK m. 202/1). Asıl dava konusu 1812 parsel sayılı taşınmaz, eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 24.03.1997 tarihinde, 359 ada 2 parsel 6 nolu bağımsız bölüm eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 02.05.2008 tarihinde satın alınarak, davalı-karşı davacı eş adına tescil edilmiştir. Karşı dava konusu 1850 ada 17 parsel 2 nolu bağımsız bölüm, eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 03.01.1990 tarihinde, 300 ada 2 parsel 5 nolu bağımsız bölüm 16.12.1994 tarihinde, ... plakalı araç, 24.10.2001 tarihinde satın alınarak, davacı/karşı davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 179). Yukarda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede; 1.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı-karşı davalı ve davalı/karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. a). Asıl dava konusu 1812 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; 1812 parsel sayılı taşınmaza yönelik dava yönünden talep miktarı olan 1.500,00 TL'nin kabulüne karar verilmiş ise de, davacı/karşı davalı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak istekte bulunmuştur. Mahkemece taşınmazın edinilmesinde davacı/karşı davalının katkı payı alacağı miktarı belirlerken neyin esas alındığı ve katkı oranı dosya arasından anlaşılamamaktadır. Mahkemece taşınmazın eşler arasında mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde edinildiği gözönünde bulundurularak Yerel Mahkeme'nin ve Yargıtay'ın denetimine açık olacak şekilde bilirkişiden yukarıda açıklanan ilke ve esaslar da gözönünde bulundurularak rapor aldırılıp hüküm kurulması gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Diğer yandan tarafların müşterek çocuklarının sünnet düğününde takılan altınlar çocukların malvarlığına dahil olup görülmekte olan davada davacı/karşı davalının ya da davalı/karşı davacının malvarlığına dahil edilerek hesaplama yapılması da doğru olmamıştır. 2.b)- Asıl dava konusu 359 ada 2 parsel 6 nolu bağımsız bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince; 359 ada 2 parsel 6 nolu bağımsız bölüm eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 02.05.2008 tarihinde satın alınarak davalı/karşı davacı adına tescil edilmiştir. Davalı/karşı davacı ... Topaloğlu savunmasında söz konusu mesken satın alınırken miras yoluyla kendisine kalan dava dışı taşınmazın satışından elde edilen gelirin kullanıldığını belirtmiştir. Dosya arasında bulunan dava dışı 1156 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu kaydına göre, tasfiyeye konu 359 ada 2 parsel 6 nolu bağımsız bölümün edinilmesinden yaklaşık 1 yıl önce 24.05.2007 tarihinde satılmış, bedeli 25.05.2007 tarihinde davalı-karşı davacının kardeşinin hesabına yatırılmış, kardeşi ise hesabındaki parayı 28.05.2007 tarihinde Muhterem'in İşbankası hesabına bloke çek olarak havale etmiştir. Ancak davalı/karşı davacının tasfiyeye konu ettiği 359 ada 2 parsel 6 nolu bağımsız bölümün bedelinin dosyadaki mevcut banka hesabındaki paradan ödendiği anlaşılamamaktadır. Mahkemece söz konusu banka hesabına ilişkin hesap hareketlerinin 02.05.2008 tarihine kadar olan bölümünün getirtilerek dosya arasına konulması,dava dışı taşınmazın satışından elde edilen paranın 359 ada 2 parsel 6 nolu bağımsız bölümün alımında kullanılıp kullanılmadığının, kullanılmış ise ne oranda kullanıldığının belirlenerek sonuca göre talep hakkında karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek eksik araştırmayla karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.

3.-Karşı dava konusu ... plakalı araca yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davalı/karşı davacı 24.10.2001 tarihinde satın alınarak davacı/karşı davalı adına trafik sicilinde tescil edilen ... plakalı aracın alınmasında miras yoluyla kendisine kalan taşınmazların kira gelirlerinin kullanıldığını ileri sürerek katkı payı alacağı isteğinde bulunmuştur. Dosya içeriğinde kira gelirine ilişkin bilgi, belge ve bilirkişi raporu da mevcuttur. Mahkemece, davalı-karşı davacının bu gelirleri gözönünde bulundurularak Yargıtay ile Dairemiz'in ilke ve içtihatları doğrultusunda katkı payı alacağı hakkında karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda 2.a, 2.b. ve 3. bendinde gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; tarafların diğer temyiz itirazlarının yukarda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde davacı-karşı davalı ...'na, 817,00 TL peşin harcın da davalı-karşı davacı ... Topaloğlu'na iadesine, 14.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog