Esas No
E. 2014/25667
Karar No
K. 2016/15950
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2014/25667 E.  ,  2016/15950 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili, 07.05.2012 günlü hacze konu röntgen cihazının müvekkiline ait olduğunu, 2005 yılında ikinci el olarak satın alındığını, ancak VUK’nun 253. maddesindeki 5 yıl saklama zorunluluğu dolduğundan fatura ve ilgili kayıtların imha edildiğini, ancak müvekilinin faaliyet alanı ile uyumlu olan cihazın sigorta ettirildiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı alacaklı vekili, dava konusu haczin borçlunun 2009 yılına kadar ticaret sicil kaydında geçen faaliyet adresinde yapıldığını, bu sırada borçlu şirketin eski ortaklarına ait evrakların ele geçtiğini, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin mülkiyet karinesinin aksini kanıtlamaya elverişli delilleri sunamadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca, açılan davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına, davalının teminat bedeli olan miktarın %40'ı olan 5.600,00 TL. tazminata mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.

1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları bilgi belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere, bozma ilamına uyularak karar verilmiş olmasında, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine;

2.Üçüncü kişi yararına tazminata hükmolunması için, davanın kabulü yanında, istihkak iddiasına itiraz eden alacaklının kötü niyetinin gerçekleşmesi zorunludur. Buradaki kötü niyetten maksat, haciz sırasında mahcuzun davacıya ait olduğu, alacaklı tarafından bilindiği halde, kötü niyetli olarak haczin tatbikinin talep edilmesidir. Alacaklı, üçüncü kişi ile borçlu arasındaki işlemlere yabancı olduğundan, istihkak iddiasına itiraz etmesi, tek başına alacaklının kötü niyetli olduğunu göstermez. Somut olayda, özellikle davacı 3. kişi ile davalı borçlunun faaliyet adreslerinin ve ortaklık yapılarının borcun doğumundan önce aynı olduğu hususu da nazara alındığında, alacaklının kötü niyetli olarak haciz talep ettiğinden söz edilemez. Buna göre, İİK’nun 97/15. maddesinde aranan yasal şartlar oluşmadığından davalı alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi, yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

SONUÇ: Davalı alacaklı vekilinin yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün esasına ilişkin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin tazminata yönelik temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki “Davalının teminat bedeli olan miktarın %40'ı olan 5.600,00 TL. tazminata mahkum edilmesine.” rakam ve sözcüklerinin çıkartılarak, yerine “... davacının tazminat talebinin reddine” ibaresinin yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

22.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog