12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2016/23459 E. , 2016/24699 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Şikayetçi ... tarafından ihale tarihinden itibaren 1 yıl içinde icra mahkemesine yapılan başvuruda, satış ilanının usulsüz tebliğ edildiği ileri sürülerek, 29.04.2014 günü yapılan taşınmaz ihalesinin feshi talep edilmiş, mahkemece işin esası incelenerek istemin reddi ile tazminata hükmedilmiştir.
İİK'nun 134/2. maddesinde; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilirler" hükmü yer almakta olup, anılan hükümde ihalenin feshini talep edebilecek kişiler düzenlenmiştir.
Somut olayda, ...
19.İcra Müdürlüğü'nün 2014/460 esas sayılı dosyasında alacaklı banka tarafından kredi sözleşmesi kefilleri olan ....ve ... hakkında genel haciz yolu ile ilamsız takip yapılmış, ...’ın taşınmazı, konulan haciz neticesinde ihale ile satılmıştır. Şikayetçi ... ise, kredi sözleşmesi asıl borçlusu olup takipte borçlu olarak gösterilmemiştir. Bu durumda ...'ın, takipte taraf sıfatı bulunmadığı gibi, tapu sicilinde ilgili veya ihaleye pey süren kişi konumunda da olmadığı anlaşıldığından ihalenin feshini istemesi mümkün değildir. Satış dosyasından, bilgi amacı ile satış ilânının çıkartılmış olması da şikayetçiye bu imkanı vermez. O halde, mahkemece şikayetin aktif husumet yokluğundan reddi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru değil ise de, sonuçta istemin reddine karar verildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak;
İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, davacı hakkında para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. Bu durumda, şikayetçinin ihalenin feshi isteminin aktif husumet yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddi gerektiğinden aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına (kararda tazminat olarak yazılması da hatalı olmakla birlikte) hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.