Esas No
E. 2017/16564
Karar No
K. 2017/7403
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

22. Hukuk Dairesi         2017/16564 E.  ,  2017/7403 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebep olmadan feshedildiğini belirterek kıdem, ihbar tazminatı ile birkısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, süresi içerisinde davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1.Davalı vekili, kanuni süre içerisinde verdiği süretutum dilekçesi ile mahkeme kararı temyiz ettiklerini bildirmiştir. Daha sonra Uyap ortamından gönderilen dilekçe ile süretutum dilekçesinin işlemden kaldırılması talep edilmiş ve 23.01.2017 tarihinde, süretutum dilekçesinin işlemden kaldırılmasını talep edildiğinden temyiz harcının ödemeyeceği beyan edilmiştir. Bu durumda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 434/3. maddesi gereğince, davalı şirket vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,

2.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

3.Taraflar arasındaki ilk sorun davacının, davalı şirket bünyesinde geçen çalışma süresi konusundadır.

Davacı vekili, müvekkilinin 10.01.2010-10.08.2012 tarihleri arasında davalı şirket bünyesinde kesintisiz çalıştığını, ancak davacının bilgisi dışında farklı şirketlerden sigorta bildirimleri yapıldığını belirterek anılan dönem bakımından hesaplanacak alacakların hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları, ile Malatya İl Özel İdaresinden gönderilen kayıtlar gözetilerek davacının 02.06.2010-17.12.2010; 17.06.2011-11.11.2011 ve 23.06.2012-10.08.2012 tarihleri arasında davalı şirket bünyesinde toplam 1 yıl 29 gün çalıştığı kabul edilmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre, davacı 22.03.2011-17.06.2011 tarihleri arasında, dava dışı Malatya ... Grup Mad. Hafriyat Ltd. Şti.den sigortalı olarak çalışmıştır. Ayrıca talep konusu dönem içerisinde sigorta kaydı bulunmayan dönemler yer almaktadır. Dava dışı şirketten sigortalı gösterildiği dönem içerisinde davalı şirket adına otomobil tamiri yaptırdığına ilişkin belge dosyaya sunulmuştur. Bu durumda Malatya Kayalar şirketi ve davalı şirketin adresleri, ortakları, yönetim kurulu üyeleri ve temsilcilerini gösteren ticaret sicil kayıtları temin edilmeli, varsa Malatya il özel idaresi ve kendi aralarındaki sözleşmeler getirtilmeli, tanık beyanları ve dosyadaki tüm deliller bilirlikte değerlendirilerek davacının davalı şirket bünyesinde geçen çalışma süresi tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya koyulmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.

4.İşçi ücretlerinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 37. maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur. Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir. Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.

Somut olayda, davacı, dava dilekçesinde, tüm çalışma dönemi içerisinde kısmen ödenmeyen ücretlerine mahsuben fazlaya dair haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının emsal ücret araştırması doğrultusunda en son brüt 1.117,50 TL ücretle çalıştığı kabul edildikten sonra, asgari ücret üzerinden düzenlenen imzalı bordrolar ile ücretlerinin ödendiği, hangi aylara ilişkin ücret talep edildiğinin dava dilekçesinde açıkça belirtilmediği gerekçesi ile anılan alacağın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesinde, "Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu sebeple, hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, davacıya hangi aylara ilişkin ücret alacağı bulunduğu açıklattırılarak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.04.2017 tarihinde oybirliğıi ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog