Aramaya Dön

(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2016/17565
Karar No
K. 2016/19407
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi         2016/17565 E.  ,  2016/19407 K.

"İçtihat Metni"

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 1991 yılından 06.02.2012 tarihine kadar çalıştığını, davalı şirketin iş yerini kapatacağını, ilan ettiği işçileri işten çıkartacağını, hazırladıkları ibranameleri imzalamaları şartıyla işçilerin alacaklarının ödeneceğini bildirdiğini, davalı şirket tarafından işçilerin alacaklarının eksik olarak hesaplanarak bankaya yatırıldığını, davalı iş yerinin kapalı durumda olduğunu, davacının yıllık izinlerini eksik kullandığını, fazla mesai yaptığını, hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının 01.04.1999-06.02.2012 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesini davacının feshettiğini, yine kendisine haklarının ödendiğini, dava konusu ettiği alacaklarının bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, kıdem tazminatına hak kazandığı, ayrıca bilirkişi raporunda hesap edilen diğer alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme tarafından fazla mesai, hafta tatili, milli bayram ve genel tatil çalışma ücretlerinin dosya içeriğindeki deliller dikkate alındığında davalıdan tahsiline karar verilmesi yerinde olmuştur. Ancak dosya içinde yıllık izin belgeleri mevcut olup, davacının fiili çalışmasının olmadığı yıllık izinde bulunduğu günlerin fazla mesai, hafta tatili, milli bayram ve genel tatil çalışma ücretleri hesaplanırken dışlanmaması hatalı olmuştur.

3.Davacı vekili davasını fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kısmi dava olarak açtığı halde, mahkemece dava belirsiz alacak davasıymış gibi değerlendirilerek ıslah ile istenen alacaklara (kıdem tazminatı hariç) ıslah tarihi yerine, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamıştır.

4.Davacı vekili, açtığı kısmi davada bilirkişi raporundan sonra “tamamlama” dilekçesi adı altında verdiği dilekçesi ile alacakların miktarını arttırmıştır. Dava kısmi dava olarak açıldığına göre, yapılan miktar arttırımı aslında ıslah mahiyetindedir. Hal böyle olunca, 08.02.2016 harç tarihli ıslah dilekçesinin 09.02.2016 tarihinde tebliği üzerine davalının 16.02.2016 tarihinde yani süresinde ileri sürdüğü ıslah zamanaşımının değerlendirilerek zamanaşımına uğrayan alacak bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra karar verilmesi gerekirken, ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımının dikkate alınmaması ayrı bir bozma nedenidir.

5.Davacı vekili ücret cinsinden alacaklarının yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş; mahkemece fazla mesai, hafta tatili, milli bayram ve genel tatil çalışma ücretleri yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 34 üncü maddesine göre ücret cinsinden alacakların gününde ödenmemesi halinde en yüksek banka mevduat faizine karar verilmesi gerekir. Ancak davacının talebi ile bağlı kalınması HMK’nun 26 ıncı maddesi hükmü gereğidir. Bu nedenle fazla mesai, hafta tatili, milli bayram ve genel tatil ücretlerine en yüksek banka mevduat faizini aşmamak üzere yasal faiz işletilmesi gerekirken doğrudan yasal faize karar verilmesi doğru olmamıştır.

6.Davacının davalı nezdinde çalışmaları kesintili olup son dönem çalışmasında ödenen kıdem tazminatı tüm hizmet süresine göre hesaplanan kıdem tazminatından mahsup edilmiş olup bu uygulama doğrudur. Ancak davalı vekili temyiz aşamasında arşiv araştırmaları sonucunda temin edildiğini belirterek davacıya 01.02.1996-31.12.1996 ve 01.01.1997-31.12.1997 tarihleri arasındaki çalışma dönemleri için kıdem tazminatı ödendiğine dair imzalı kıdem tazminatı bordroları sunmuştur. Ödeme savunması hakkı ortadan kaldıran itiraz niteliğinde olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiği gibi, temyiz aşamasında dahi nazara alınması gerekir. Bu itibarla, temyiz dilekçesine ekli olarak sunulan 01.02.1996-31.12.1996 ve 01.01.1997-31.12.1997 tarihleri arasındaki çalışma dönemleri için ödenen kıdem tazminatlarının ödeme tarihlerinden fesih tarihine kadar işlemiş yasal faizleri ile birlikte hesaplanan kıdem tazminatından mahsubu gerektiğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,15.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İş Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 4857 sayılı İş Kanunu HMK md.26
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.