11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/5152 E. , 2014/12012 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi’nce verilen gün ve sayılı kararı bozan Daire’nin 24/10/2013 gün ve 2012/2218-2013/18616 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi İsa ....'ın .... Şubesi'nden kullandığı araç kredisi sebebiyle davalı şirket tarafından 20/03/2009 başlangıç tarihli hayat sigortası ile sigortalandığını, sigortanın 19/03/2010 tarihinde davalı tarafça yenilendiğini, müvekkillerinin murisi ...'ın 25/04/2010 tarihinde öldüğünü, davalıya vefat tazminatının ödenmesi için yaptıkları müracaatın TTK'nın 1290. maddesi uyarınca beyan yükümlüğünün kasıtlı ihlali nedeniyle reddedildiğini, tazminat bedelinin ödenmemesi üzerine müvekkilleri hakkında kredi borcu nedeni ile icra takibi yapıldığını, müvekkillerinin icra tehdidi altında borcu ödemek zorunda kaldıklarını, muris İsa Atılgan'ın hayat sigortasını yaptırırken okuma yazmasının olmadığı gibi kendisine herhangi bir açıklama dahi yapılmadığını ileri sürerek, 64.000,00 TL.'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, yenilenen 19.03.2010 tarihli hayat sertifikası için davalı tarafça sağlık beyan formunun alınmadığı, olmayan sağlık beyan formuna dayanılarak muris tarafından hastalıklarının gizlendiğinin söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 64.000,00 TL'nin 23.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara hisseleri oranında ödenmesine dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.