Esas No
E. 2014/7670
Karar No
K. 2014/10252
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2014/7670 E.  ,  2014/10252 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/11/2013 tarih ve 2013/309-2013/380 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu bononun keşide edildiği tarihte tahditli plaka sınıfına giren M plakalı minibüs sahibi olduğunu, aynı zamanda müvekkilinin ... Minibüsçüler Esnaf Odası üyesi olduğunu, davalı gerçek kişinin ise tahdide tabi olmayan ve serbest plaka kullanan halk otobüsü sahibi olduğunu, diğer davalının ise halk otobüsçüleri tarafından kurulan, amaçları arasında halk otobüsü işletmeciliği de olan kooperatif olduğunu, ifa ettikleri meslek yönünden müvekkilinin ... Minibüsçüler Esnaf Odası tarafından, davalı gerçek kişinin ise diğer davalı kooperatif tarafından temsil edildiğini, ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Kurulu'nun aldığı 26/10/2007 tarihli bağlayıcı kararla yetersiz olan “M” seri plakalı 14+1 oturma kapasiteli minibüslerin yerine 18+9 yolcu kapasiteli otobüslere geçilme kararı alındığını, Koordinasyon Kurulu kararının ...

2.İdare Mahkemesi kararıyla iptal edildiğini, dava devam ederken üyeleri temsilen ... Minibüsçüler Esnaf Odası ile davalı 21 No'lu Özel Halk Otobüsleri Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi arasında protokol ve tutanaklar düzenlendiğini, bu protokoller çerçevesinde minibüslerin kapasite arttırımı yapmış olmaları sonucunda özel halk otobüslerinin görmüş olduğu zarara karşılık müvekkilince 38.100 TL miktarlı senet keşide edilerek esnaf odası oda başkanına teslim edildiğini, başkanı tarafından da SS 21 No'lu Özel Halk Otobüsleri Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı aracılığıyla davalı gerçek kişiye teslim edildiğini, daha sonra bono bedelinin müvekkili tarafından ödenerek bononun geri alındığını, ancak protokollerde ön görülen amaçların ortadan kalktığını, protokolün karşı tarafı olan kooperatif ve üyelerinin edimlerini yerine getirmediğini, müvekkilinin protokolden beklediği yararın da ortadan kalktığını, dolayısı ile davalıların bono bedelini iade etmeleri gerektiğini, ileri sürerek sözleşmenin feshine ve 38.100 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının fazla yolcu taşıyan aracı ile taşımacılığa devam ettiğini, protokollerle anlaşma sağlandığını, davacının zorla borçlandırılmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davada bonoya bağlanan alacağın sebebini teşkil eden sözleşme ve protokollerin geçerli olup olmadığı, söz konusu bonodan dolayı davacının davalıya borcu bulunup bulunmadığı, buradan hareketle bonoya dayalı olarak ödenen miktarın istirdadının gerekip gerekmeyeceğinin tespiti gerektiği, 6102 sayılı TTK'nın 776 ve devamı maddelerinde bono ve emre yazılı senetler ticari senetler olduğu, taraflar arasında düzenlenen tutanak ve protokollerde kararlaştırılan miktarın bonoya bağlandığı, ödemenin dayanağı ve iadesi istenen bedelin bonoya bağlanmış bir alacak olduğu, kaldı ki; SS 21 No'lu Özel Halk Otobüsleri Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi'nin taraf olduğu bu davanın 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 99. maddesi uyarınca da ticari bir dava olduğu,

TTK 124/1 maddesine göre kooperatiflerin ticaret şirketleri arasında sayıldığı, gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemelerinin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.