4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2017/1302 E. , 2017/3108 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 27/11/2015 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yetkisizliğe dair verilen 14/06/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı; ikamet adresinin ...-... olduğunu, ...-...-...’de bulunan siteyi yazlık konut olarak kullandığını, site yönetiminin 11/08/2007 tarihinde genel kurul toplantısı yaptığını, toplantı için yapılan tebligatı davalının aldığını, tebligat yapılan adresin yazlık konutunun bulunduğu adres olduğunu, davalının bilerek PTT memuruna yanlış beyanda bulunarak tebligatı aldığını ve bu sebeple ceza aldığını, daha sonra toplantı kararının iptali yönünde karar alındığını beyanla, bu nedenle manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin kendi yerleşim yeri olan ... Mahkemeleri olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonucuna varılarak yetkisizlik kararı verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 16. maddesine göre, haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Anılan kanun hükmü haksız eylemden kaynaklanan tazminat davaları için özel yetki kuralı olup, davacıya seçimlik hak tanımaktadır.
Dosya içeriğinden, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanmış olmasına göre zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
HMK'nın 16. maddesi kapsamında zarar gören davacının seçimlik hakkını kullanarak yerleşim yeri olan ...’da dava açtığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek toplanacak delillere göre karar verilmesi gerekirken, yetkisizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.