11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/14688 E. , 2014/4133 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 21/02/2013 tarih ve 2011/358-2013/45 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin markasının bulunduğunu, davalının da müvekkilinin markası ile benzer olan ibaresini aynı sınıfta tescil ettirdiğini, iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek davalı markasının hükümsüzlüğüne ve kararı kesinleşmesinden sonra geçerli olmak üzere, dava konusu markanın davalı tarafından her türlü kullanımının önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraf markalarının benzer olmadığını, dava konusu markanın "atak" ibareli seri markalarından biri olduğunu, müvekkilinin dava konusu markanın kullanıldığı ürünleri ihraç edip, yurt içinde satmadığını, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markalarının benzer olduğu, iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne, davacının, davalı markasının her türlü kullanılmasının önlenmesine ilişkin talebinin ise dava konusu markanın davalı adına tescilli bulunması nedeniyle hükümsüzlük kararı kesinleşinceye kadar davalının markasını kullanmasının haksız rekabet veya markaya tecavüz teşkil etmeyeceği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Her ne kadar davacının davadaki diğer talebi karar kesinleştikten sonra geçerli olmak üzere markanın kullanımın engellenmesine ilişkin olması nedeniyle mahkemece talebin farklı değerlendirilmesi doğru olmamış ise de davacının yukarıda belirtilen talebinin işbu davada halli mümkün olmayıp ayrı bir davanın konusunu teşkil etmesi nedeniyle sonucu itibariyle doğru bulunan mahkeme kararının açıklanan bu gerekçeyle HUMK'nın 438. maddesinin son fıkrası uyarınca onanmasına karar vermek gerekmiştir. .../... -2-