8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2017/2105 E. , 2017/7608 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 05.03.2011 başlangıç tarihli sözlü kira akdine dayanarak 01.10.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 05.09.2014 ve 05.09.2015 tarihleri arasındaki kira alacağı 3.900,00 TL’nin işlemiş faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 07.10.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 12.201.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, hakkında 3.900,00 TL kira alacağının tahsili için takip başlatıldığını, ancak davacıya borcunun 05.11.2014 – 05.09.2015 tarihleri arası 3.300,00 TL (11x300) olduğunu, davacının son dönem yaptığı ödemeyi göz ardı edip yanlış hesaplama yaptığını ileri sürerek takibe itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı İcra Mahkemesi'ne başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece, 30.09.2015 tarihli ödeme emrinde alacak miktarının "05.09.2014 ve 05.09.2015 tarihleri arası 3.900,00 TL kira alacağı" olarak belirtildiği, aylık kira bedelinin ne olduğu belirtilmemekle birlikte 1 yıllık dönem gösterilmesine rağmen 13 aylık kira bedelinin hesaplanmadığı, usulüne uygun olmayan ihtarname ile davalının tahliyesinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir. İİK 269/2 maddesinde, "ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini 62.madde hükümleri dâhilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak ret etmez ise akdi kabul etmiş sayılır" hükmüne yer verilmiştir. Olayımızda; borçlu kiracı 14.04.2015 tarihli itiraz dilekçesinde davacı alacaklı ile aralarındaki kira ilişkisine ve aylık kira miktarına itiraz etmediği gibi dayanak kira sözleşmesindeki imzasını da açıkça inkar etmemiştir. Davalı borçlu takibe itirazında açıkça ve ayrıca sözleşmeye ve kira miktarına karşı çıkmadığına göre İİK.’nun 269/2 maddesi gereğince kira ilişkisi ile kira miktarı kesinleşmiştir. Davalı borçlu itiraz dilekçesi ile takibe konu edilen 3.300,00 TL’lik borcu kabul edip, 2014 yılı Eylül ve Ekim aylarına ilişkin kira alacağına itiraz etmiştir. Bu durumda borca itiraz eden davalının kira bedelinin ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini İİK.'nun 269/c maddesindeki belgelerle ispat etmesi gerekir. Davalı borçlu İİK.'nun 269/c maddesinde belirtilen makbuz ve belgelerden biri ile itiraz ettiği Eylül ve Ekim ayları kira bedellerini ödediğini kanıtlayamadığına göre, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.