11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/15246 E. , 2014/3320 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 12/03/2013 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1996 yılından bu yana markasıyla hazır giyim tasarımı, üretimi ve satışı işiyle ilgili faaliyette bulunduğunu, ürünlerinin tüm dünyaya pazarlandığını, ilk marka tescilinin 04.11.1995 tarihinde daha sonra da tüm ülkelerini kapsayacak biçimde nezdinde gerçekleştiğini nezdinde 2006/13159, " ibareli tanımış markaların sahibi olduğunu, anılan markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, 1998 yılından itibaren markasını taşıyan 25. sınıfa dahil ürünlerin de satılmaya başlandığını, her ne kadar davalı şirket ibaresini müvekkilinin kullandığı ibareli marka ve özel tasarlanmış logoyu da içerecek biçimde 24, 25 ve 35.sınıf mal ve hizmetler için kötüniyetli olarak adına marka olarak tescil ettirmiş ise de, anılan markaların hükümsüzlüğü istemiyle dava açtıklarını, anılan dava devam ederken davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki " ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı başvurduğunu, başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itirazlarının yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak tarafından reddedildiğini, oysa başvuruların önceki marka tescilleri gibi kötüniyetli olduğunu, bu nedenle önceki tescillerin bu başvurunun tesciline olanak sağlamayacağını, davalı başvurusunun müvekkilinin markaları ile karışıklık yaratacak düzeyde benzer olduğu gibi başvuru kapsamındaki 25. sınıf malların da müvekkilinin markalarının kapsamında yer aldığını, müvekkili markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceğini, bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
.../... -2- Davalı ... vekili, kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, markaların aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduklarının tartışmalı olmadığı, davacının başvurularının, davalının itirazı üzerine yine davalı adına tescilli ibareli markalar nedeniyle reddedildiği, ancak davacı tarafından anılan davalı markalarının hükümsüzlüğüne yönelik açılan davanın kabul edilerek kesinleştiği, bu yargılamada davalının sayılı KHK'nın 8/3 ve 8/5 hükümlerine dayalı bir öncelik ve fiili kullanımdan kaynaklanan hakkının mevcut olmadığının belirlendiği, davacının ise ilk kez yılında daha sonra 1996'da nezdinde tescillerine dayalı olarak işareti özellikle çekişmeli tekstil ve giyim sektöründe fiilen ve yoğun bir şekilde markasal olarak kullandığı, esasen davacı şirketintaraf ülkede tescilli tanınmış marka ve ticaret unvanının ayırt edici unsuru olarak da çekişmeli işareti kullandığı ve maddesi anlamında tanınmış hale getirdiği, 1998 yılından itibaren de ürünlerini çekişmeli işaret ve ticaret unvanını kullanarak pazarladığı ve davalının başvurusunun kötü niyetli olduğu gerekçesiyle sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı davalı ... vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.