11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/1296 E. , 2014/4357 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 27.09.2012 gün ve 2012/172-2012/287 sayılı kararı bozan Daire’nin 30.10.2013 gün ve 2013/1170-2013/19110 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı yanın %43’er hisse ile ve münferit imza yetkisine sahip ortağı olduklarını, bu aile şirketinin, müvekkili ve davalının müşterek malik olduğu, iki arazi üzerine villa yapımı işini üstlendiğini, 06.04.1995 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca arsa sahiplerinin kendi paylarına düşen miktardaki villaları aldıklarını, ancak müvekkiline hiçbir villanın verilmediğini, öte yandan şirkete müteahhit sıfatıyla düşen taşınmazların satışlardan elde edilen gelirin şirket kayıtlarına yansımadığını ve rayiçler karşısında düşük kaldığını, müvekkili adına hiçbir bağımsız bölüm imal olunmadığını, arazi parçalarının usulsüz vekaletlerle satıldığını bu arada davalının müvekkilinin imza yetkilerini kaldırmaya ve şirket mallarını bir başka firmaya muvazaalı olarak satmaya çalıştığını, şirket üzerindeki villaların çok ucuza satılmış gibi kayıtlandırıldığını, davalının kendisine menfaat sağlar kusurlu davranışları nedeni ile TTK’nın 309. ve 336. maddesi hükmü uyarınca sorumlu olup gerek şirkete ve gerekse müvekkiline karşı tazminat borcu bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şirket için 50.000.00 TL maddi ve müvekkili için de 100.000.00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. .../... -2-