Esas No
E. 2012/18371
Karar No
K. 2013/18301
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2012/18371 E.  ,  2013/18301 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

38.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/07/2012 tarih ve 2011/246-2012/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ile davalı banka ve borcu üstlenen davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 15.945 TL parasını ... ... Şubesine vadeli olarak yatırdığını, ancak şube müdürü ve personelin off shore hesabının daha karlı olduğu yolunda telkinleri sonucunda parasını buraya yatırdığını, ... tarafından bankaya el konulması nedeniyle müvekkilinin parasını alamadığını ve banka aleyhine açtığı davanın da zamansız açıldığı gerekçesiyle reddedildiğini ancak daha sonra Yargıtay’ın...’a başvurmadan da dava açılabileceği yönünde karar verdiğini ileri sürerek, müvekkili parasının 04.12.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında davalı banka dışındaki davalılar yönünden davayı takip etmediklerini bildirmiştir. .../... S.2

Davalı banka ve ... vekili, davacının kendi hür iradesi ile parayı yatırdığını, davada zamanaşımının gerçekleştiğini, banka ile Off shore arasında organik bir bağ bulunmadığını ve müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, Kıbrıs Mahkemelerinin yetkili olduğunu, ...'in iflası nedeni ile iflas idaresine başvurulması gerektiğini, müvekkilinden para talep edilemeyeceğini savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. Davalı ... İflas İdaresi, iflas işlemlerinin devam ettiğini ve HMK 194 md gereğince yargılamaya devam edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar vekilleri, kendilerine sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, ayrıca müvekkillerinin o tarihte yetkili olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, davalı bankanın İzmit Şubesine mevduat açmak amacıyla gittiği halde ikna ve telkin ile ...hesabına yönlendirildiği, mevduat sahibi davacıya karşı faizin daha yüksek olduğu, paranın bankanın teminatı altında bulunduğu gibi iradesini fesada uğratacak girişimlerde bulunulduğunun kesinleşen ağır ceza mahkemesi kararından anlaşıldığı, her ne kadar banka ile ...ayrı bir tüzel kişilik ise de, yöneticilerinin aynı olduğu ve bankanın ...şubesi gibi çalıştığı ve onun yerine para topladığı, ortada bir vekalet ilişkisinin söz konusu olmadığı, tüzel kişilik olmasına rağmen ...hakkında açılan tüm davalar ve takiplerin sonuçsuz kaldığı, dolayısıyla bankanın bundan sorumlu tutulması gerektiği, kaldı ki, Yargıtay içtihatlarında da açıkça ... ile ... ...Ltd. arasında organik bir bağ olduğu ve bu bağın mudilerin aleyhine olmak üzere örgütlü, planlı ve kasıtlı olarak kötüye kullanıldığının ve davacının bu bağ nedeniyle zarara uğratıldığı ilkesinin kabul edildiği, bu nedenle davalı tarafın davacının zararlarını karşılaması gerektiği, ... hakkındaki davanın kayıt kabul davasına dönüşmesi nedeniyle İİK'nun 194. maddesi uyarınca bu dosyadan ayrılarak ayrı bir esasa kaydedildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 15.415 TL'nın 04.12.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, 12.10.2012 tarihli tavzih kararıyla da, hükmedilen alacağın, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tüm davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... vekili ile davalı banka ve borcu üstlenen davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... ve borcu üstlenen ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Ancak, davacılar vekili yargılama sırasında, 05.07.2011 tarihli celsede davalı banka dışındaki davalılar yönünden davalarını atiye terk ettiklerini beyan etmiş olup 24.05.2012 tarihli dilekçesinde de bu beyanını tekrar etmiştir. Bu itibarla, mahkemece, banka dışındaki davalılar yönünden davanın atiye terk edildiği göz önüne alınmaksızın banka ve borcu üstlenen ... dışındaki davalılar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... ve borcu üstlenen ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, davalı ... (...) harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'ya iadesine, 21/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu İİK md.194 HMK md.194
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.