11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/11572 E. , 2014/1043 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
38.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.12.2012 tarih ve 2012/111 - 2012/282 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar, davalı şirketin 30.04.2012 tarihinde yapılacak genel kurulunda kötüniyetli olarak sermaye artırımı yapılacağını, çoğunluk hisselerinin onayı ile yeni yönetim kuruluna aynı kişilerin seçileceğini, davalıların miras yolu ile hissedar oldukları hisseler üzerinde tedbir kararı olduğunu ve ayrıca terekenin iadesi davasının da açıldığını ileri sürerek şirkete kayyum atanmasını ve genel kurulun sermaye artırımına yönelik maddesinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma tüm dosya kapsamına göre, davacılar ..., ... ve ...'ın pay sahibi olmadıkları gerekçesiyle davalarının HMK 114/1-d ve 115. maddeleri uyarınca usulden reddine, diğer davacılar yönünden de henüz yapılmamış genel kurul kararının iptalinin söz konusu olamayacağı gerekçesiyle iptal davası ve kayyum atanması taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kararı davacılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, esasen davadaki her iki talep bakımından gerçek kişi davalılara husumet yöneltilmesinin mümkün bulunmamasına ve davacılar tarafından şirkete kayyum atanmasına dair bir halin varlığının kanıtlanamamış olmasına göre, mümeyyiz davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.