Esas No
E. 2014/9231
Karar No
K. 2014/14339
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2014/9231 E.  ,  2014/14339 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davada verilen 02/11/2011 gün ve 2006/267-2011/206 sayılı kararı bozan Daire’nin 08/10/2013 gün ve 2012/3607-2013/17884 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davalı ile birleşen davada davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Asıl davada davacılar vekili, müvekkili ... ile davalı ...'nin diğer müvekkili %50'şer ortağı olduğunu, şirketin 2001/21028 sayılı ve " ibareli markanın sahibi olduğunu ve bu marka ile faaliyet gösterdiğini, davalı ...'nin müvekkili ...'ın bilgisi ve izni olmaksızın şirket adına tescilli bulunan markayı 03.11.2004 tarihinde başvurarak iptali talebi ile kendi adına tescil girişiminde bulunduğunu; markanın 09.12.2004 tarihinde iptal edilerek davalı şirketin " ibareli yeni bir başvuruda bulunduğunu, oysa marka iptali işleminin olağanüstü bir durum olduğunu ve ortaklar kurulu kararı gerektiğini, böyle bir karar olmadan yapılan başvurunun ve markayı iptal etmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, tarafından yapılan 2001/21028 sayılı markanın iptali işleminin iptal edilmesine, 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL yoksun kalınan kar tazminatı ile olmak üzere toplam 10.000 TL, davacı ... için de 2.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada ise, ...'nin hem müvekkili şirketi ortağı hem de davalı şirket yetkilisi olduğunu, dava konusu 2001/21028 sayılı " ibareli markanın müvekkili şirket adına tescilli iken ... tarafından yapılan başvuru üzerine tarafından sicilden terkin edildiğini, bunun üzerine davalı şirketin 03.11.2004 tarih ve 2004/36136 sayılı "ibareli aynı marka için aynı mal ve hizmetleri kapsayacak şekilde başvuruda bulunduğunu; başvurunun ilanına yaptıkları itirazların önce reddedildiğini ancak yeniden inceleme sonrası ve nihai olarak reddedildiğini, oysaibaresinin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu bu ibarenin ayrıca müvekkili şirketin ticaret unvanının ayırt edici ilavesi niteliğinde bulunduğunu; anılan marka iptalinin kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğu gibi; sonraki 2004/36136 sayılı başvurunun da kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, sayılı kararının iptaline, 2004/36136 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

./.. Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, markadan vazgeçme suretiyle terkin işleminin 556 sayılı KHK'nın 46 ve Yönetmeliğin 9/5 maddeleri uyarınca arafından da fevkalade işler arasında olduğunun re'sen gözetilmesi gerektiği; dolayısıyla böyle bir taleple karşılaşan yazılı noter onaylı vekaletname ile şirket ana sözleşmesini isteyerek bu terkin işleminin fevkalade iş olduğunu saptadığında ortaklar kurulu kararı sunulmasını istemesi gerektiği, nitekim Yüksek Yargıtay'ın yerleşik hale gelen içtihatları ile markanın devri işleminin dahi ana sözleşmeye göre amaç ve konusu kapsamında mutad işlerden olduğu ve ortaklar kurulu kararı ile bu işlemin yapılacağının kabul edildiği, somut olayda da şirketin ticaret unvanı ile aynı ibareli markasından vazgeçme işleminin fevkalade işlerden olduğunun evleviyetle kabulü gerektiği, tarafından ortaklar kurulu kararı aranmaksızın terkin işleminin gerçekleştirildiği, davalı ...'nin şirketin yıllarca yatırım yaptığı markasını iptal ettirmek için başvuruda bulunduğu ve aynı gün aynı markanın kendisinin %99 ortağı olduğu şirket adına tescili için başvuruda bulunduğu, bu durumun özen yükümlülüğüne tamamen ters bir davranış olduğu, davalı ...'nin yapmış olduğu kötü niyetli bu fiili sebebiyle özen yükümlülüğünü ihlal ettiği, dolayısıyla bu ihlal sebebiyle şirketin uğradığı zarardan sorumlu olduğu yine bu hususun davalı nin ortaklar kurulu kararı istememesi nedeniyle anlaşılamadığı ve terkinin yapılması ile sonuçlandığı; oysa yapılan bu iptal işleminin açıklanan sebeplerle hukuka aykırı ve geçersiz olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 2001/21028 sayılı markanıarafından yapılan terkin işleminin iptaline, davacı şirket için talep edilen maddi tazminatın kısmen kabulü ile 8.283,73 TL tazminatın davalılardan tahsiline; birleşen davanın da kısmen kabulü ile 19.09.2005 tarih ve sayılı karının iptaline, 2004/36136 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, her iki davada da fazlaya ilişkin istemlerin reddine dair tesis edilen karar, davalılar vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur. Asıl davada davalı ile birleşen davada davalı şirket vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davalı ile birleşen davada davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davalı ile birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 23/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku K556 md.9/5 K3506 md.442/3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog