Esas No
E. 2014/11990
Karar No
K. 2014/38172
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

13. Hukuk Dairesi         2014/11990 E.  ,  2014/38172 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının kendisine borcu olduğunu bu nedenle 15/09/2007 tanzim, 15/07/2008 vade tarihli, 35.000,00 TL lik bonoyu imzalayıp verdiğini, borcunu ödemediği için davalı aleyhine önce Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2011/7974 Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığını ancak 3 yıllık süre içerisinde senedin takibe konulmaması sebebiyle kambiyo vasfını yitirdiği gerekçesiyle mahkemenin takibi iptal ettiğini, bu kez söz konusu senetle ilgili Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2012/9720 Esas sayılı dosyasında genel haciz yoluyla takip yapıldığını, borçlar Kanunu hükümlerine göre alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, icra takibine davalının haksız itirazı sonucu takibin durduğunu ileri sürerek, itirazının iptali ile % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1.Davalı, cevap dilekçesinde takibe dayanak olan bononun önce Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2011/7974 Esas sayılı dosyasında takibe konulduğunu, Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesine dava açtıklarını, mahkemenin 2012/139 Esas 2012/506 Karar sayılı dosyası üzerinden takibin zamanaşımı nedeniyle iptaline karar verdiğini ve bu kararın kesinleştiğini belirterek kesin hüküm nedeniyle davanın reddini istemiş ve alacağın zamanaşımına uğradığını bononun vade tarihinin 15/07/2008 tarihi olduğunu, davacının TTK'nun 2014/11990-38172 661 ve devam eden maddeleri uyarınca 3 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra icra takibi başlattığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini dilemiştir. Davacı ise, cevaba cevap dilekçesinde davalı aleyhine 11. İcra Müdürlüğünün 2011/7974 Esas sayılı dosyasında yapılan icra takibinin kambiyo senetlerine özgü icra takibi olduğunu, 3 yıllık süre içerisinde senedin takibe konulmaması sebebiyle kambiyo vasfını yitirdiği gerekçesiyle mahkemece takibin iptal edildiğini, bu kez söz konusu senetle ilgili adi belge vasfında olduğu gerekçesiyle genel haciz yoluyla takip yapıldığını belirtmiştir. Taraflarca ifade edildiği üzere davalı Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2011/7974 Esas sayılı dosyasına ilişkin ödeme emrinin kendisine tebliği ile temerrüde düşürülmüştür. Hal böyle olunca, mahkemece bu tarihin temerrüt tarihi olarak kabul edilerek, bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2.İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra - inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu davacının davalıdan talep ettiği alacak miktarının likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra - inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davacının bu istemi hakkında kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.438/7 maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının "Hüküm" bölümünün (1.) bendinin tamamen hükümden çıkarılarak, yerine “Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 35.000,00 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin Antalya 11. 2014/11990-38172

İcra Müdürlüğünün 2011/7974 Esas sayılı dosyasına ilişkin ödeme emrinin davalıya tebliği tarihinden itibaren asıl alacak miktarına yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, davacının icra – inkar tazminatı talebinin kabulü ile kabul edilen asıl alacak üzerinden % 20 oranında icra - inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 2.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi. Lira: 598,00 TL P.H.İade.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK md.2014/11990 İİK md.67
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.