11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/9881 E. , 2014/13459 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 29/06/2012 tarih ve 2008/1095-2012/411 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/09/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışına çalışmak için gurbetçi olarak gittiğini, istediği zaman geri alabileceği karlı bir yatırıma dönüşmesi için davalılara makbuz karşılığında 35.790 Euro yatırdığını, davalı şirket temsilcilerinin parasını istediği an geri alabileceği ve yüksek oranda kar verileceği taahhüdünde bulunduklarını ve bu şekilde binlerce gurbetçiden nakit para topladıklarını, müvekkilinin 2004 yılında ihtiyacı nedeniyle ödediği parayı sözlü olarak talep ettiğini, davalıların herhangi bir başvuru yapmadan, halka arz izni almadan Bankalar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu ve ilgili diğer kanunların açık hükümlerine aykırı olarak müvekkilinden para tahsil ettiklerini ve bu faaliyetlerini geçerli bir hisse senedi satışı yapılmış gibi göstermeye çalıştıklarını, kanunun açık hükümlerine aykırı olarak halka arz izni olmadan kurulan sözde ortaklık ilişkisinin geçerli olmayacağını ileri sürerek, şimdilik 6.500 YTL'nin ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, müvekkilinin davalı şirketle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir..
Davalılar vekili, davanın zamanaşımı, yetki, usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı tek ortağı ve tek temsilcisi olduğu, yurt dışındaki bu iki şirket ...nin ortağı olup, gayrıfaal şirketler olduğu, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre şirketleri paralarını ...ye aktardıkları, davalı .nin yönetim kurulu başkanı ve murahhas azası ve hakim ortağı, ise tek ortağı ve temsilcisi olması karşısında davalılarla dava dışı ve arasında organik bağlantı bulunduğu, davalı tek ortağı ve tek temsilcisi olması, ile anılan dava dışı şirketler arasında organik ilişki bulunması karşısında bu iki şirketin tek bir şirket olarak değerlendirilmesi, davalı ... tek bir tüzel kişilik olarak kabul edilmesi, şirketin yönetim kurulu başkanı olan davalı
TTK'nın 336 ve devamı maddeleri uyarınca davacının zararından sorumlu olması gerektiği, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisi uyarınca dava dışı iki şirketin tek bir şirket olarak değerlendirilmesi sonucunda davalı ...nin bu yönü itibariyle, davalı ise şirketin yönetim kurulu başkanı olması nedeniyle TTK'nın 336. maddesi gereğince davacının yatırmış olduğu ancak kendisine iade edilmeyen 35.790 Euro karşılığı 71.580,00 TL'nin davacı tarafından talep edilen 6.500 TL'lik kısmını ödeme yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.