11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/9329 E. , 2014/16943 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06/02/2014 tarih ve 2012/151-2014/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına TPE nezdinde tescilli... ibareli markaların tescil tarihinden itibaren beş yıl için kesintisiz kullanılmadığını ileri sürerek, 556 sayılı KHK’nin 14, 42/c maddeleri gereğince hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hukuki menfaat şartının bulunmadığını, davanın kötü niyetli olarak açıldığını, aynı konuda derdest dava olduğunu, markaların kullanılmamasının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile; davalı tarafın 2000/00019 sayılı STAR markası yönünden 9. Alt sınıf ses ve görüntü kaydı reprodüksiyonları için cihazlar (02) antenler, uydu antenler, yükselticiler için (04) kullanımı söz konusu olup bu kullanım ciddi nitelikte olduğundan bu emtialar yönünden yerinde olmayan davanın reddine, bunun dışında kalan tüm sınıflar yönünden markanın hükümsüzlüğü ile TPE kayıtlarından terkin edilmesine; 2000/24119 sayılı marka yönünden herhangi bir kullanım ispat edilemediğinden davanın kabulü ile tüm sınıflar yönünden markanın hükümsüzlüğü ile TPE kayıtlarından terkin edilmesine; diğer markalar yönünden marka sahibi adına markaların hükümden düştüğü ve sahibi adına geçerliliğini yitirdiği, dava açıldıktan sonra markalar hükümsüz kaldığından ve bu markalar yönünden dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına 556 sayılı KHK'nın 42/1-c bendi Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla iptal edilmiş ise de, mahkemece bu madde hükmüne dayanarak verilen kısmi hükümsüzlük kararının aynı KHK'nin 14. maddesi uyarınca kullanmama nedeniyle dava konusu markanın kısmen iptali olarak anlaşılacak olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.