11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/12091 E. , 2014/17335 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.02.2013 gün ve 2010/362-2013/75 sayılı kararı bozan Daire’nin 26.02.2014 gün ve 2013/11843-2014/3563 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında tomruk ve kereste yüklerinin gemilerden kamyonlara yüklenmesi, liman sahasından depoya taşınması ve depo sahasına tahliye ve istifi konusunda sözleşme yapıldığını, bu sözleşme kapsamında ...Limanı'na yanaşan ... isimli geminin yükünün tahliyesi ve depoya nakli işinin davalılar tarafından sözleşmede ön görülen miktar ve süre içerisinde gerçekleştirilmediğini, geminin demoraja kaldığını, davalılar tarafından demoraj bedelinin ödenmesi konusundaki taleplerine rağmen ödeme yapılmadığı gibi kendileri aleyhinde Norveç'te hakeme müracaat edildiğini ve müvekkilinin demoraj ödemek zorunda kaldığını, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 1997/1042 Esas nolu dava açarak yapılan ödeme ve masrafların davalılardan tahsilini talep ettiklerini ve mahkemece 64.295 USD ile 118.541 NOK alacağın müvekkiline ödenmesine karar verdiğini, bu kararın icraya konulduğunu, davalılardan fiili ödeme tarihindeki kur hesabıyla 175.605,00 TL'nin tahsil edildiğini, müvekkilinin davalıların ödemesi gereken paraları repo hesabında nemalandırmak suretiyle değerlendirirken davalılar yerine ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek; müvekkilinin bu nedenle oluşan 690.610,00 TL munzam zararının tespiti ile birlikte fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'lik kısmının davalılardan temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, zaman aşımı def'inde bulunmuş, davacının gerek kur farkını ve gerekse 3678 sayılı Yasa ile getirilen döviz mevduatına uygulanan en yüksek faiz oranını talep edip almış olmakla, bütün haklarına kavuşmuş olduğunu, paranın repoda tutulması halinde daha yüksek kazanç elde edileceği iddiasının haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vermiş olduğu karar ile belirlenen miktarı yabancı para ile açılmış mevduat hesabına bir yıl vadeli olarak uygulanan en yüksek faizi ile birlikte talep ve tahsil etmiş olmakla ve tercihine göre, alacağını fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk parası olarak tahsil ettiğinden, munzam zararının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.