11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/11460 E. , 2014/17593 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/04/2013 gün ve 2011/186-2013/218 sayılı kararı onayan Daire’nin 03/03/2014 gün ve 2013/15864-2014/3956 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait 13.835,00 TL değerindeki hırdavat malzemelerinin İstanbul'dan müvekkiline teslim edilmek üzere taşıma şirketine teslim edildiğini, üç parça halinde davalı şirket tarafından Mersin'e getirildiğini, ancak davalı şirketin malları müvekkiline hiçbir bildirim yapmaksızın bir başkasına teslim ettiğini ileri sürerek oluşan zararın yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, taşımadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davaya konu hırdavat malzemelerinin kendisine teslim edilmediği iddia etmiş, davalı taraf ise davacının talimatı ile malzemelerin üçüncü kişiye verildiğini savunmuş, buna ilişkin olarak tanık deliline dayanmış ve mahkemecede tanık beyanlarına itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, 6762 Sayılı TTK'nın 773. maddesi uyarınca taşıyıcının aldığı emre göre hareket etmesi gerekmektedir. Taraflar arasında yazılı taşıma sözleşmesi tanzim edilip, teslim alacak kişi ve adresi belirtildikten sonra davacının talimatı doğrultusunda üçüncü kişiye teslim edildiğinin yine yazılı belge ile ispatlanması gerektiği gibi, olay tarihinde yürürlükte olan HUMK'nun 289. maddesi uyarınca davacı taraf tanık dinlenmesine de muvafakat etmediğine göre, davalının gösterdiği tanık beyanlarına itibar edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu itibarla, yerel mahkeme hükmünün onanması doğru bulunmadığından, davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 03.03.2014 gün 2013/15864 E, 2014/3956 K. Sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.