22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2017/2565 E. , 2017/2030 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar ... Genel Müdürlüğü ile ... Genel Hiz. Oto Özel Egit. İtf. ve Sağlık Hiz. Tic. A.Ş. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar verilmiş olmasına göre davalılar ... Genel Müdürlüğü ve ... A.Ş.'nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.6772 sayılı Kanun Ek 1. Maddesine göre “Bu Kanun uyarınca işçilere yapılan ilave tediyelerden ayrı olarak, her yıl için her biri bir aylık istihkakları tutarını (hafta ve genel tatil ücretleri dahil) geçmemek şartıyla toplu iş sözleşmeleri ile en çok iki ikramiye daha verilebilir.” Ek Madde 2’ye göre ise “6772 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan işyerlerinde çalışan işçilere toplu iş sözleşmeleri ile en çok dört, münhasıran yer altında çalışan işçilere en çok beş ikramiye ödenebilir.” hükmü getirilmiştir. Davalı işyeri 6772 sayılı Yasa kapsamında kaldığından, davacıya yılda dört tam maaş tutarında ikramiye verilmesi mümkün değildir. Davacıya 6772 sayılı Kanun gereği elliiki günlük ve toplu iş sözleşmesi gereği de en fazla iki maaş tutarında yevmiye verilebileceğinden toplamda yılda yüzoniki günlük ikramiye ödenmesi gerekir. Dosya içeriğine göre, bozma ilamına uyalarak yapılan yargılama sonucunda, davacıya toplu iş sözleşmesi gereğince yıllık elli altı günlük ikramiye ödemesi yapıldığı anlaşıldığından, yıllık elli iki günlük ilave tediyenin hesaplanarak hüküm altına alınması isabetlidir.
Ancak, bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda (keza mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda) "usuli kazanılmış hak" kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Yargıtay İBK 9.5.1960 tarih 21/9, RG. 28.6.1960-10537) Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). Bozmaya konu olan hükümde davalı ... A.Ş. ilave tediye alacağından sorumlu tutulmamış ve bu konuda bir bozma yapılmamıştır. Anılan davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak sebebi ile bozma sonrasında ... A.Ş.'nin, hüküm altına alınan ilave tediyeden sorumlu tutulması hatalıdır. Ayrıca, hüküm altına alınan ilave tediye alacağına, davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak doğrultusunda, bozma öncesi olduğu gibi dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 22. maddesinde:"İhtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davalar ister ayrı dava konusu yapılsın, ister bir davada birleştirilsin toplamda kırk dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam avukatlık ücretine, toplamda yüz dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %70’i oranında avukatlık ücretine, toplamda ikiyüzelli dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %60’ı oranında avukatlık ücretine, toplamda ikiyüzelliden fazla açılan seri davalada her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %40’ı oranında avukatlık ücretine hükmedilir. Duruşmalı işlerde bu şekilde avukatlık ücretine hükmedilmesi için dosyaya ilişkin tüm duruşmaların aynı gün aynı mahkemede yapılması gerekir" düzenlemesine yer verilmiştir.
Mahkemece, davacı yararına taktir edilen vekalet ücreti miktarının anılan düzenleme doğrultusunda değerlendirme yapılarak belirlenmesi gerekirken bu hususa dikkat edilmemiş olması; ayrıca davalılar lehine taktir edilen vekalet ücretinin, (3) numaralı bozma ilamı doğrultusunda, davalı ... ayrık tutularak hükmedildiğinin açıklanmamış olması hatalıdır.