8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2017/1596 E. , 2017/4484 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz etmemesi üzerine davacı icra mahkemesinden temerrüt nedeniyle tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davanın reddine karar verilmiş karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı alacaklı, 20/04/2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 29/05/2014 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2014 yılı Mayıs ayına ait 208,00 TL kira ve 1,44 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçluya ödeme emri tebliğine rağmen davalı borçlu borca ya da imzaya itiraz etmemiştir. Davalı yargılama aşamasında mahkemeye 20/5/2014 tarihli 1.192,00 TL bedelli “20.İcra 2014/5201 ödeme 148,00 TL, + Nisan ve Mayıs Kıdem Taz. 60 TL MAHSUP” ibareli ve dekontu ibraz ederek Mayıs ayına ait kira bedelini ödediğini ancak kiralanan taşınmazda görev yapan kapıcıya ödenen kıdem tazminatını kiraya veren adına yönetime ödediğini belirtmiş bu savunmasında da 23/05/2014 tarihli banka dekontuna dayanmıştır. Kat Mülkiyeti Kanunu 20. maddesi uyarınca kat maliki kapıcı giderlerini ödemekle yükümlüdür. Anılan Kanunun 22. maddesinde “Kat malikinin, 20 nci madde uyarınca payına düşecek gider ve avans borcundan ve gecikme tazminatından, bağımsız bölümlerin birinde kira akdine, oturma (sükna) hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı bir şekilde faydalananlar da müştereken ve müteselsilen sorumludur. Ancak, kiracının sorumluluğu ödemekle yükümlü olduğu kira miktarı ile sınırlı olup, yaptığı ödeme kira borcundan düşülür.” düzenlemesi yer almaktadır. Bu nedenle kiracı, kiraya veren adına yaptığı ödemeyi kiraya verenden talep edebilecek ise de kira sözleşmesinde açıkça yazılmayan hallerde kiracı herhangi bir nedenle kira bedelinden kesinti yapamaz. Somut olayda; kiracı tarafından takip konusu kira bedelinin eksik ödendiği sabit olduğuna göre temerrütün gerçekleştiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.