11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/1282 E. , 2014/6511 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.01.2013 gün ve 2011/210-2013/13 sayılı kararı onayan Daire’nin 12.11.2013 gün ve 2013/5695-2013/20237 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, sektörde tanınmış bir şirket olan müvekkilinin 09.07.1986 tarihinde tescil ve ilan edilen ticaret unvanının ayırıcı unsurunun ANKAMAK ibaresi olup, bu ibarenin markasal olarak da kullanıldığını, 556 sayılı KHK’nın 8/3.maddesi kapsamında ANKAMAK ibaresi üzerinde markasal kullanım önceliği ve gerçek hak sahipliğinin bulunduğunu, müvekkilinin 22.07.2011 tarihinde ''ANKAMAK'' ibareli marka tescil başvurusunu gerçekleştirdiğini, davalının müvekkilinin ticaret unvanıyla iltibasa sebebiyet verecek biçimde ''... Döküm Makina Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'' ibaresini ticaret unvanı olarak tescil ettirip kullanmaya başladığını, ticaret unvanları arasında iltibas bulunduğunu, davalının bu ibareyi aynı zamanda markasal olarak da kullandığını, müvekkilinin ve davalının hitap ettiği çevre ve iş kolunun birbirleriyle ilişkili olduğunu, davalının eylemlerinin müvekkilinin tescilsiz markadan doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu ve haksız rekabet yarattığını, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, iltibas yaratan davalı unvanından TTK'nın 54. maddesi uyarınca ANKAMAK ibaresinin silinmesine, yaratılan haksız rekabetin men'ine, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, 1.000,00 TL manevi tazminat ile şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı adına tahsis edilmiş olan www.ankamak.com.tr ibareli alan adının ve tahsisinin iptaline ve kullanımına son verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; yargılama aşamasında davasını kısmen ıslah ederek müvekkiline ait 2011/60773 sayılı marka başvurunun 12.10.2012 tarihinde tescil edildiğini belirterek davalının müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüzünün tespiti, durdurulması ve men'ine de karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı ve müvekkilinin iş kolunun birbirinden farklı olduğunu, tarafların kullandıkları logoların tamamen farklı olduğunu, müvekkilinin tescilli unvanını kullandığını, haksız rekabetten söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının ticaret unvanının 1986 yılında, davalının ticaret unvanının ise 2009 yılında tescil edilmiş olup, her iki unvanda ''ANKAMAK'' ibaresinin asıl ve ayırt edici unsur olarak kullanıldığı, iltibas tehlikesinin bulunduğu, tescilde öncelik hakkının davacıda bulunması karşısında davalının ticaret unvanından ''ANKAMAK'' ibaresinin terkin edilmesi suretiyle iltibasın önlenmesinin zorunlu olduğu, davalının ticaret unvanının sicilden terkinine kadar kullanımında hukuka aykırılık bulunmadığı, davalının ''ANKAMAK'' ibaresini tanıtım vasıtası olarak iş makineleri, yedek parçaları ile ilgili faaliyetinde ve tanıtım evrakında markasal olarak kullandığı, www.ankamak.com.tr ibareli alan adı üzerinden faaliyetlerinin tanıtımını yaptığı, davacının 1986 yılından itibaren ticaret unvanının tescili ile birlikte ''ANKAMAK'' ibaresini markasal olarak da kullandığı, davacının ''ANKAMAK'' ibaresi üzerinde 556 sayılı KHK'nın 8/3 maddesi uyarınca hak sahibi bulunduğu, davalı eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu, davacının tescilsiz olarak kullandığı ''ANKAMAK'' ibaresini dava tarihinden önce marka olarak tescil ettirmek üzere TPE'ye başvurduğu, başvurunun yargılama sırasında kesinleştiği ve 12.10.2012 tarihinde marka olarak tescil edildiği, davalının kullandığı tescilsiz işaretin davacı markası ile iltibasa sebebiyet verdiği, davacı yönünden maddi ve manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 12.11.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.