12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2016/30463 E. , 2017/7373 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlunun 26.02.2016 tarihli taşınmaz ihalesinin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece ihalenin feshi isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, ihale konusu 1559 ada, 80 parselde kayıtlı taşınmazın 160.000,00 TL muhammen bedel ile satışa çıkarıldığı ve 190.000,00 TL üzerinden ihale edildiği, başka bir anlatımla taşınmazın, muhammen bedelinin üzerinde satıldığı, dolayısıyla zarar unsurunun gerçekleşmediği, bu durumda, şikayetçinin,
İİK'nun 134/8. maddesi kapsamında kendi menfaatinin muhtel olduğunu ispatlayamadığından, sözkonusu taşınmaz yönünden ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece, anılan taşınmaz yönünden ihalenin feshi talebinin belirtilen gerekçe ile reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamış olup, belirtilen nedenle sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
İİK'nun 134/2. maddesinin son cümlesinde; işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde, para cezasına hükmolunamayacağı öngörülmüş olup, yukarıda belirtildiği üzere, anılan taşınmaz yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle işin esasına girilmeksizin istemin reddi gerektiğinden ve bu durumda para cezasına hükmedilemeyeceğinden, mahkemece para cezasına hükmolunması isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.