Esas No
E. 2017/7535
Karar No
K. 2017/9268
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

22. Hukuk Dairesi         2017/7535 E.  ,  2017/9268 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalı ... Ltd. Şti. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, 22.10.2008 tarihli sözleşme ile davalı şirkette çalışmaya başladığını ve iş akdinin haksız nedenle feshedildiğini, ancak sözleşmeden kaynaklanan bir takım alacaklarının ödenmediğini iddia ederek şirket cirosunun % 2 si oranında prim alacağını, 1 yıllık maaş tutarında tazminatı, şirket % 20 hissesinin rayiç piyasa bedelini, ödenmeyen ücret alacağını, ihbar tazminatını ve davalıların azmettirmesi ile yaşadığı darp olayı nedeni ile manevi tazminat ve tedavi giderlerinin tahsilini talep etmiştir.

Davalı ... ve ... Ltd Şti vekili, davanın reddini savunmuş, diğer davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, manevi tazminat ve tedavi giderlerine ilişkin dava tefrik edilerek davalılar ... ve ... hakkında açılan davaların reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davacı ve davalı ... Ltd. Şti. vekilleri süresinde temyiz etmiştir.

1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle Mahkemece davacının, 22.10.2008 tarihli sözleşmeye istinaden 27.10.2008 tarihinden fesih tarihine kadar davalı ... Ltd. Şti.nde çalıştığı ve yine bu sözleşmeye istinaden hesaplanan ciro primi alacağı kabul edildiği halde bu kabulle çelişki oluşturacak şekilde davacının talep ettiği 1 yıllık maaş tutarında tazminat ve % 20 şirket hissesinin rayiç piyasa bedelinin davalı şirket adına yapılmış bir sözleşmeye dayalı olmadığından davalı şirketi bağlayıcılığı bulunmadığı gerekçesiyle bu taleplerin reddine karar verilmesi hatalı olmakla birlikte davacı ilgili alacaklara hak kazanamadığından taleplerin reddinin sonucu itibari doğru olduğunun anlaşılmasına göre, davalı ... Ltd. Şti. nin tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davacının ücret alacağının ödenip ödenmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Medeni Usul Hukukumuzda yemin delili kesin delil niteliğindedir. Yemin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 225 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanun'un 225. maddesine göre, yeminin konusunu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar teşkil eder. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.

Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar, bir işlemin geçerliliği için, kanunen iki tarafın irade açıklamalarının yeterli görülmediği hâller ve yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak konular yemin konusu olamaz.

Uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf da yemin teklif edebilir. Yemin teklif olunan kimse, yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra, diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil de gösteremez. Yemin teklif edilen kimse, duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır. Yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır.

Somut olayda, davacı çalıştığı süre içerisinde ücret alacağının hiç ödenmediğini iddia etmiş, davalı taraf ise cevap dilekçesinde banka hesabına davacı adına ... ve diğer 3. kişiler tarafından yatırılan paraların davacının kredi ödemelerini karşılamak amacıyla maaşı karşılığı yapılan ödemeler olduğunu beyan etmiş ve banka hesabına ... tarafından yatırılan 11.378,00 TL nin davacı adına ne için yatırıldığı bu yatırılan bedelin ücretle ilgisinin olup olmadığı hususunda davacıya yemin teklif etmiştir. Davacı asil yemin ederek beyanında çalıştığı süre boyunca ücret ya da benzeri bir bedel almadığını, banka hesabına ... tarafından 11.378 TL yatırıldığını ancak ev kredisi aldığından ve iş yerinden ayrılamadığından parayı ...'a verdiğini onunda kendi namına parayı bankaya yatırdığını, sadece aracılık yaptığını bu yatırılan paranın şirketin ya da ...’ın değil kendisinin şahsi parası olduğunu, bu paranın ücretiyle ilgisi olmadığını, avans olarak da kabul etmediğini belirtmiştir. Davacının ücret alacağının ödenmediğine yönelik olarak yemin etmesi ve yeminin kesin delil niteliğinde olması karşısında davacıya yapılan ücret ödemesi olmadığının kabulü ile hesaplama yapılması gerekirken banka hesabına ... tarafından yatırılan ödemelerin mahsubu ile ücret alacağının hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 24.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog