Esas No
E. 2017/33337
Karar No
K. 2017/11997
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

22. Hukuk Dairesi         2017/33337 E.  ,  2017/11997 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : TESPİT

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait ... İşletme Müessesesindeki yeraltı maden ocağında pano ayak üretim işçisi olarak çalışmakta iken, geçirdiği iş kazası neticesinde tedavi ve istirahat sürecinden sonra, yerüstünde bulunan elektromekanik servisinde kuyu vinç işçiliğine nakledildiğini ve bu sanatta çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin iyileştiğine ve yeraltında çalışmasında sakınca bulunmadığına dair... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunu işverene sunarak, yeraltı işine değişiminin yapılması için muayeneye tabi tutulmayı talep ettiğini, bu talebinin işverenin 07.03.2016 tarih ve 55514568-929/326 sayılı yazısı ile reddedildiğini ileri sürerek, müvekkilini yeraltındaki işe değişimi için muayeneye sevk etmeyen Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalının Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının iş kazası geçirdikten sonra kuyu vinç sanatına değişiminin yapıldığını, davacının mevcut sanata değişimi için belli bir eğitim sürecinden geçtiğini, kuyu vinç sanatında işçiye ihtiyaç olması nedeniyle, yeraltındaki işine değişim yapılmasının mümkün olmadığını, aksi takdirde bu durumun Kurum acısından zorluğa yol açabileceğini savunarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

Mahkemece, işyerinde uygulanan 26. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 33/5 maddesinde; “sağlık durumu nedeniyle geçici bir süre için ocak içinde veya dışında başka bir işe nakledilenlerin prevüleri raporlarında belirtilen süre kadar kapatılmaz, sonrasında yapılan muayenesinde eski işini görebileceğine dair rapor alanlar, derhal eski görevine nakledilirler. Ocak içinde çalışmakta iken, daimi olarak ocak dışında başka bir işe nakledilen işçiler, iyileştiklerini beyan ile muayeneye tabi tutulmalarını talep etmeleri halinde, yeniden muayeneye tabi tutulacaklar, bunlardan ocak içinde eski işlerinde veya başka bir işte çalışabileceklerine dair rapor alanlar ocak içinde raporuna uygun, varsa münhal işlere nakledileceklerdir” düzenlemesinin bulunduğu, davalı Kurum işleminin bu düzenlemeye aykırı olduğu, davalı işverenin ocak içinde münhal iş bulunmadığına dair savunma ileri sürmediği, ayrıca 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesine göre işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapılmasının işçinin yazılı kabulü şartına bağlandığı da dikkate alınarak, davanın kabulü ile davalı işverenin 07.03.2016 tarih ve 55514568-929/326 sayılı işleminin iptaline, davalı tarafça davacının talebi doğrultusunda 26. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 33/5 maddesi uyarınca işlem yapılmasına karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu:

İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:

Bölge Adliye Mahkemesince, davacının toplu iş sözleşmesinin 33/5 maddesindeki prosedürü yerine getirmeden, kendisinin... Devlet Hastanesine başvurarak sağlık raporu aldığı, söz konusu raporun davacının ocak içinde çalışabileceğine değil, ağır işlerde çalışabileceğine yönelik olduğu, bu nedenle davacının toplu iş sözleşmesindeki prosedürü yerine getirmeden kendi aldığı sağlık raporuna dayanarak eski işe nakledilmeyi talep etmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince, istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz Başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, yasal süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının toplu iş sözleşmesinin ilgili maddesine göre muayeneye sevk talebinin reddine ilişkin işleme karşı dava açmakta güncel hukuki yararının bulunup bulunmadığı ve davacının işverenin ret işlemine yönelik kararının iptalini talep edip edemeyeceği noktasındadır. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı Hukuk Muhameleri Kanunu m. 33).

İddianın ileri sürülüş şekline göre davacı, toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmüne dayalı olarak muayeneye sevk edilme talebinin işveren tarafından reddine dair işlemin iptalini talep etmektedir. Esasen davacının bu başvuru ile elde etmek istediği yarar, işverenin toplu iş sözleşmesinin ilgili maddesindeki prosedüre uymasını sağlamaktır. Bir diğer ifade ile davacı işçi, işverenin toplu iş sözleşmesinden doğan işyeri uygulamasına uygun hareket etmesini, bir şeyi yapmasını, icrai bir davranışta bulunmasını talep etmektedir. Ne var ki; iş hukukunda, işe iade davaları dışında işvereni, düzenleyici işlemlerde bulunmasını zorlayıcı nitelikte bir karar verilmesi mümkün değildir. Yani mahkemelerin işverenin yerine geçerek, davacının toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmüne göre muayeneye sevk edilmesine yönelik işlem tesis etmesi mümkün değildir. (Hukuk Genel Kurulu, 22.02.2017 tarihli, 2014/9-1792 esas, 2017/306 karar) Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesi tarafından, davacının muayeneye sevk talebi ile ilgili, işlemin iptaline ve toplu iş sözleşmesinin 33/5 maddesi uyarınca işlem yapılmasına yönelik karar vermesi isabetli olmamıştır. Bununla birlikte, davacının talebinin, bu konudaki hakkının tespitine yönelik olup olmadığı, davacının tespit isteminde bulunmakta güncel hukuki yararının bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 106. maddesinde tespit davasının koşulları düzenlenmiştir. Buna göre, (1) Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. (2) Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. (3) Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz”.

Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararının bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu 114/1-h, 115 m.).

Somut olayda, yeraltında pano ayak üretim işçisi olarak görev yapan davacının, iş kazası geçirdikten sonra yer üstünde Elektromekanik Servisine bağlı kuyu vinçcisi olarak görevlendirildiği, aradan geçen süre içerisinde iyileştiğine dair sağlık kurulu raporu sunarak, 26. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 33/5 maddesinin 2. paragrafındaki “Ocak içinde çalışmakta iken, daimi olarak Ocak dışında başka bir işe nakledilen işçiler, iyileştiklerini beyan ile muayeneye tabi tutulmalarını talep etmeleri halinde, yeniden muayeneye tabi tutulacaklar, bunlardan Ocak içinde eski işlerinde veya başka bir işte çalışabileceklerine dair rapor alanlar Ocak içinde raporuna uygun, varsa münhal işlere nakledileceklerdir” düzenlemesine göre, muayeneye tabi tutulmayı talep ettiği; bu talebin ise, davalı işveren tarafından, kuyu vinççiliği sanatında işçiye ihtiyaç olduğu ve talebin kabulü halinde Kurumun zarara uğrayacağı gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır. Davacı işçinin talebi Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirtildiği gibi, doğrudan önceki işine nakledilmek değil, nakle uygun olup olup olmadığının değerlendirilmesi bakımından muayeneye tabi tutulmaktır. ... halde, İlk Derece Mahkemesi tarafından işverenin yönetim hakkını etkileyecek ve işverenin yerine geçecek şekilde, edime yönelik karar verilmesi hatalı ise de; davacının toplu iş sözleşmesinden doğan hakkının uygulanmasını talep ettiği, davalı işverenin de bu talebi reddettiği göz önüne alındığında; davacının, ret kararının toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmüne aykırı olup olmadığının tespitini talep etmekte güncel hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesi tarafından davacının talebinin tespit istemine yönelik olduğu değerlendirilerek, araştırma yapılması ve tespit talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, tespit kararını aşar şekilde edime yönelik olarak karar verilmesi; Bölge Adliye Mahkemesince de davacının talebi konusunda hatalı değerlendirme yapılarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog