11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/11695 E. , 2014/3116 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
36.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/03/2012 tarih ve 2011/71-2012/43 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.02.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait otobüste seyahat eden müvekkilinin, meydana gelen trafik kazasında yaralandığını ileri sürerek, 09.02.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle (91.891,14) TL maddi ve (100.000) TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki, husumet ve esas yönüden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıya ait otobüs sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (7.800,42) TL tedavi gideri (84.090,72) TL maluliyet zararı olmak üzere toplam (91.891,14) TL maddi tazminatın (25.287,33) TL'na olay tarihinden, bakiyesine 09.02.2011 ıslah tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle, (20.000) TL manevi tazminatın da olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar mahkemece ıslah tarihinin gerçekte 09.02.2012 olmasına rağmen karar yerinde ıslah tarihi olarak 09.02.2011 tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütüldüğünün belirtilmesi doğru değilse de, bu yanlışlığın mahallinde her zaman düzeltilebilecek nitelikte bir maddi hata olması karşısında bozma nedeni yapılmamış bulunmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. .../...