22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2017/7986 E. , 2017/12644 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A-Davalı temyizi yönünden:
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 1.334,31 TL olup, karar tarihi itibari ile 1.890,00 TL kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427, 432 maddeleri uyarınca REDDİNE,
B-Davacının temyizine gelince,
Davacı vekili, davacının davalı şirkette şoför olarak çalışırken iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak sona erdirildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının işten istifa ederek ayrıldığını, tüm alacaklarının ödendiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Taraflar arasında fazla mesai alacaklarının ödenip ödenmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davalı işverence dosyaya sunulan imzasız ücret bordrolarında fazla mesai tahakkuklarının bulunduğu görülmektedir.
Davacı vekili ise, davacının aldığı ücret içerisinde fazla mesai ücretinin bulunmadığını iddia etmektedir. Bordrolardan, tahakkuk bulunan fazla mesai ücretinin, ödemesi yapılan net ücrete ilave edilip edilmediği açıkça anlaşılamamaktadır. Bu durumda gerekirse ücret araştırması da yapılarak fazla mesainin ödenip ödenmediği kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulduktan sonra ödeme yapıldıysa yapılan fazla mesai hesabından mahsup edilecek şekilde yeniden hesaplama yapılıp sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.
3.Davacı yıllık izin ücreti talebinde bulunmasına rağmen mahkemece davacının bu alacak talebi hakkında olumlu, olumsuz karar verilmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, 30.05.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.