Esas No
E. 2015/8231
Karar No
K. 2017/10999
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2015/8231 E.  ,  2017/10999 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen dava konusu 104 ada 9 ve 105 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan ağaçların vekil edeni ..., 105 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki avlulu ahşap depo ve samanlığın vekil edeni Faik Vaysaoğlu tarafından meydana getirildiğini açıklayarak muhdesatların vekil edenlerine aidiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ..., ... ve ... 11/11/2014 tarihli duruşmada davayı kabul ettiklerini açıklamışlardır. Mahkemece, kabul nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... tarafından aleyhlerine yüklenen vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmiştir.

1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek davanın kabulüne karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nun 326/1. maddesi uyarınca Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Kanunda yazılı hallerden birisi hiç şüphesiz Yasa'nın 312/2. maddesidir. Bu madde hükmüne göre davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderinden sorumlu değildir. Hemen belirtmek gerekir ki; anılan maddenin uygulanabilirliği, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlıdır. Somut olaya gelince, davalıların taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davasında davacıların muhdesat iddiası hakkında beyanda bulunmadıkları, eldeki davada ise dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde cevap dilekçesi sunmadıkları ve ön inceleme duruşmasına katılmadıkları, tahkikat aşamasının ilk duruşmasın ise açılan davayı kabul ettiklerini beyan ettikleri görülmüştür. Saptanan bu olgular kapsamında; davalıların davanın açılmasına sebebiyet verdikleri ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği kuşkusuzdur. Bununla birlikte, dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu 104 ada 9 ve 105 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar davacı ... (1/2), ile davacı ... ve davalılar murisi Ziya Vaysaloğlu (1/2) adlarına paylı mülkiyet şeklinde kayıtlıdır. Davanın değeri ise muhdesatların davalıların paylarına isabet eden değeridir (zemin bedeli hariç). Buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcı ile aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nun 326/2. maddesi uyarıca yargılama giderinden ve davacılar yararına takdir edilen vekalet ücretinden davalıların murislerinden gelen miras payları toplamı payda kabul edilerek her bir davalının tapu payları gözetilerek sorumlu tutulmaları gerekirken; bunların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalı ... Vaysaoğlu'nun temyiz itirazları bu yönden yerinde olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmekteyse de; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir (HUMK. m. 438/7).

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, 4, 5 ve 6. fıkralarındaki ''davalılardan müştereken ve müteselsilen'' kelimesinin hükümden çıkartılarak yerine ''davalıların murislerinden gelen miras payları toplamı payda kabul edilerek her bir davalının tapu payları göözetilerek'' tümcesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca ONANMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen sebeple reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme talebinde bulunulabileceğine, 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog