11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/13400 E. , 2014/15714 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 24. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/01/2014 tarih ve 2013/3-2014/3 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı ile gerçek kişi davacıların davacı şirketin hissedarı olduklarını, davalının şirkette genel müdür iken zimmetine para geçirdiğinin anlaşılması üzerine taraflar arasında, davalının şirket hisselerini devretmesi, karşılığında genel kurulda ibra edilmesi yönünde 07.04.2005 tarihinde beyan başlıklı belgenin imzalandığını, bu anlaşma ile ayrıca davalının ibra edilmemesi halinde kendisine 2.000.000 USD cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını ve doğabilecek uyuşmazlıkların İTO Tahkim Kuralları ve hakemleri eliyle çözülmesinin kararlaştırıldığını, şirket genel kurulunda davalı ibra edilmiş ise de, şirkete bilindiğinden daha fazla zarar verdiğinin anlaşılması üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu takibin tebligat usulsüzlüğü nedeniyle iptal edildiğini ancak davalının belgede öngörülen cezai şartın tahsili için tahkim yoluna başvurduğunu, hakem heyetinin davacıların 1.000.000 USD cezai şart ödemeye mahkum ettiğini, ancak cezai şartın fahiş olduğunu, bu miktarın davacıların ekonomik geleceğini tehlikeye atacağını, talep edilmese bile hakimin bu durumu resen dikkate alması gerektiğini, cezai şart talebinin de haklı olmadığını, davalının hisse devri karşılığı 850.000 USD tutarında bir ödeme aldığını, hakem heyetince davacıların beyanlarının dikkate alınmadığını, bu nedenle davacıların hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, bazı delillerin toplanmadığını ileri sürerek, usul ve yasaya aykırı kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hakem heyeti kararına karşı HMK hükümlerinin uygulanamayacağını, kararın iptalinin talep edilemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece,
HMK'nın 439/2. maddesinde hakem heyeti kararlarının hangi yönlerden denetleneceğinin tahdidi olarak sayıldığı, buna göre hakem kurulunun yetkisini aşmadığı, her iki tarafın duruşmaya davet edildiği, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmediği, tarafların eşitliği ilkesine riayet edildiği, tahkim yargılamasının hukuk usulü hükümlerine uygun yürütüldüğü, karara konu uyuşmazlığın tahkime elverişli olduğu, kararda kamu düzenine aykırılık bulunmadığı, esas yönünden bir değerlendirme ise yapılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.