11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/8630 E. , 2014/15970 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2014 tarih ve 2012/145-2014/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2011/46297 sayılı ve “...” ibareli marka başvurusuna, müvekkili adına önceden tescilli olan 2006/07920, 2003/37883, 2002/34888 sayılı “adese”, “...”, “...” unsurlu v.b. markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın, TPE YİDK'nın 2012-M-3362 sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa 1991 yılında kurulan müvekkili şirketin, merkezi ... olmak üzere birçok şehirde 140 mağazası bulunduğunu, ... ticaret unvanının 28.10.1993 yılında ticaret siciline kaydedildiğini, 1996 yılından beri çeşitli marka tescilleri bulunduğunu, 13.01.2010’da ...’nin tanınmış marka olarak tespit edildiğini, başvuru markasının müvekkili markalarına ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, başvuru markası ile müvekkili markasının tanınmışlığından yararlanılmak istenildiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin havacılık ve savunma sektöründe finansal hizmetler vermekte olduğunu, ... markasını uzun yıllardır kullandığını, bu ibarenin ticaret ünvanı olan Avrupa ... Şirketi’nin kısaltması olduğunu ve birçok ülkede tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraf markalarının ortalama tüketici kitlesinin genel izlenimi ve bakış açısına göre bütüncüllük ilkesi kapsamında karşılaştırıldığında görsel ve sesçil benzerlik bulunmadığı, anlamlarının olmaması nedeniyle kavramsal açıdan karşılaştırılamayacakları, bazı harflerin ortak olmasının markaları benzer kılmaya yetmeyeceği, markalar arasında KHK’nın 8/1 (b) m. anlamında karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, markalar arasında benzerlik bulunmaması nedeniyle KHK’nın 8/4 maddesindeki tanınmışlıktan yararlanılması mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.