Esas No
E. 2016/14766
Karar No
K. 2017/11044
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

17. Ceza Dairesi         2016/14766 E.  ,  2017/11044 K.

"İçtihat Metni" HÜKÜMLÜ

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Asliye Ceza İlamat İnfaz bürosunun 23/10/2014 gün ve 2000/2-3607 sayılı yazıları ile Şartla tahliye edilen hükümlü ... hakkında 765 sayılı Ceza Kanununa göre verilen 5237 sayılı TCK hükümleri ile karşılaştırılması ve lehe olan hususların tespiti istenilmesi üzerine verilen kararın incelenmesinde: 5252 sayılı Yürürlük Yasasının 9/3. maddesi uyarınca, suçun işlendiği zamandaki yasa ile sonradan yürürlüğe giren Yasanın ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılarak sonuç itibariyle hangi yasanın lehe olduğunun belirlenmesi ve bu durumun denetime olanak verecek biçimde hükmün gerekçesinde gösterilmesi gerektiği, Buna göre:

1.5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe yasa değerlendirmesi yapılması ve temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinden yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması,

2.Dosya içeriğine göre, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 116/1, 119/1-c, ve 53.maddeleri uyarınca uygulama yapılıp, her iki Kanun'a göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan kanun maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan kanun belirlenerek uygulama yapılması gerektiği halde sadece 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçundan kısmi uygulama yapılarak, eylemi gerçekleştirirken müştekinin evine giren sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçu değerlendirilmeden 5237 sayılı TCK hükümlerinin sanık lehine olduğu gerekçesiyle hüküm kurulması,

3.Sanığın eyleminin 765 sayılı yasa kapsamında pek fahiş kabul edilerek 522. Maddesi uyarınca artırım uygulanmış olmasına rağmen, 5237 sayılı yasa açısından değerlendirilmesi esnasında 5237 sayılı yasada "malın değerinin azlığı veya fazlalığının ceza indirim veya arttırımında hüküm altına alınmadığı" belirtilerek daha lehe olduğunun değerlendirildiği, oysa 5237 sayılı TCK'nın 61/1-d ve e maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken hırsızlık suçuna konu malın değeri ve meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığının gözönünde bulundurularak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin hüküm altına alındığı; suça konu sazın maddi değerinin temel ceza belirlenirken gözönünde bulundurularak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden malın değerinin etkili olmadığından bahisle 5237 sayılı TCK hükümlerinin sanık lehine olduğu gerekçesiyle hüküm kurulması,

4.T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

5.Suç tarihi 18.07.1995 tarihinden 3 ay önce olmasına rağmen, karar başlığında 18.10.1995 olarak gösterilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'nın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 03/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog