11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2017/3571 E. , 2017/5685 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
16.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2016 tarih ve 2016/939-2016/917 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tasfiye memuru vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tasfiye edilmiş olan ... Tic. Ltd. Şti ile ... 7. İş Mahkemesi'nde devam eden davacının hizmet tespiti, kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarına yönelik davalarının bulunduğunu, şirketin tasfiye memuru ...'un müvekkilinin alacaklı olduğunu bilmesine rağmen şirketi usulsüz bir şekilde tasfiye ettiğini ileri sürerek adı geçen şirketin ihyasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sicil Müdürlüğü, TTK'nın 32. maddesi çerçevesinde işlem yaptıklarını beyanla davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davacı ve davalı tasfiye memuru vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı tasfiye memuru vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davacı temyizine gelince mahkemece önceki kararda “Davalı şirketin, şirkete karşı açılan ...
7.İş Mahkemesinin 2014/73 E. sayılı dosyasında ve ...
7.İş Mahkemesinin 2010/146 esas sayılı dosyasında şirketin temsili maksadı ile ihyasına” karar verilmiş olup, hüküm Dairemizce “davanın kabulüne karar verilmesine rağmen, yazılı şekilde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmediği” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, daha önce esasa yönelik temyiz itirazlarının reddiyle kesinleşen hususlar bakımından yeniden ve eksik hüküm kurulmuş olması doğru değil ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.