12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2016/20491 E. , 2017/12270 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından, başlatılan genel haciz yoluyla takibe karşı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, alacaklının, itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, alacaklı tarafından İİK.'nun 68/1 maddesinde sayılan belge sunulmadığından bahisle itirazın kaldırılması isteminin reddi ile birlikte alacaklı aleyhine tazminata hükmedildiği görülmektedir.
İİK.'nun 68/1. maddesi; “Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilamsız takip yapılamaz.” şeklinde düzenlenmiştir.
İİK'nun 68/son fıkrasının ilk cümlesine göre ise; “İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine tazminata mahkum edilir.” Somut olayda, alacaklı tarafça borçlunun itirazının kaldırılmasına dayanak yapılan Teftiş Başkanlığı Raporunun Bakanlık Makam Olur' una ve Olura ekli müfettiş raporuna ve Bakanlık İl Müdürlüğü' nün ödeme yazısının, İİK.' nun 68/1. maddesinde belirtilen belgelerden olmadığı anlaşılmıştır.
O halde, alacaklının itirazın kaldırılması isteminin, takip dayanağı belgenin İİK'nun 68/1. maddesinde belirtilen belgelerden olmaması sebebiyle reddi gerektiğinden, bu durumda, işin esası incelenmeksizin karar verilmiş olacağından, dolayısıyla borçlu yararına tazminat verilmesi için aynı maddenin son bendinde öngörülen “talebin esasa ilişkin nedenlerle reddi” koşulu oluşmayacağından, alacaklının tazminatla sorumlu tutulması isabetsiz olup, hükmün belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.