17. Ceza Dairesi
17. Ceza Dairesi 2015/21994 E. , 2017/12525 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: I)Sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinin, sanığın cezalandırılmasına karar verildiği gerekçesiyle, usul ve yasaya uygun olmayan hükmün temyizine ilişkin olduğu ve sanığın yapılan yargılamada üzerine atılı suçtan beraat ettiğinin anlaşılması karşısında, temyiz talebi hükmün gerekçesine ilişkin olmadıkça, beraat kararını temyiz etmekte sanığın menfaati bulunmadığı anlaşıldığından, CMUK'nun 317. maddesi uyarınca, sanık müdafiinin temyiz talebinin REDDİ, II)Katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın eşi olan tanık ...'ın, katılan ...'in villasında yaklaşık üç yıldan beri temizlik görevlisi olarak çalıştığı ve sanık ile tanığın katılana ait villanın müştemilatında ikamet ettikleri, sanığın zaman zaman tanık olan eşine yardım amaçlı katılanın villasına girdiği, sanığın internet üzerinden oynadığı bahis oyunları nedeniyle katılandan 22.000,00 TL civarında borç para aldığı ve eşi olan tanık adına da bankadan 8.000 TL kredi çektiği fakat borçlarını ödeyemediği, sanığın katılana ait villaya eşine yardım amaçlı girdiği bir gün, salonda bulunan çelik kasanın anahtarını alarak kopyalattırdığı, daha sonra 13/05/2013 günü kimsenin bulunmadığı esnada villaya giren sanığın daha önceden kopyalattırdığı anahtarı kullanmak sureti ile çelik kasanın kapısını açtığı ve içinde bulunan 25.000,00 TL, 25.000,00 Amerikan Doları, 1.000,00 Euro, 12 adet altın bilezik, 25 adet ata lirayı alarak olay yerinden kaçtığı, bilahare suçun hemen akabinde katılanın temizlik görevlisi olan tanık ...'dan şüphe etmeleri üzerine, tanığa eşinin neden ortalarda gözükmediğini sordukları, tanık ...'ın suçu kendisinin işlemediğini beyan ettiği fakat katılanın sanıktan şüphelendiğini ve sanığı arayarak durumu kendisine sormasını istemesi üzerine tanığın eşi olan sanığı aradığı, katılanın da dinlediği telefon görüşmesinde sanığın kasanın anahtarını kopyalatmak ve kasayı açmak suretiyle kasadaki ziynet eşyaları ile parayı kendisinin aldığını itiraf ettiği, nitekim tanığın ve katılanın soruşturma aşamasında alınan beyanlarının birbirini doğruladığı ve bu yönde olduğu, ayrıca 13.05.2013 tarihli yakalama tutanağında, sanığın üzerine atılı suçlamayı itiraf ettiği ve ziynet eşyalarını nerede bozdurduğunu söylediğine ilişkin tespitin bulunduğu, sanığın soruşturma aşamasında savunmasının müdafi huzurunda alındığı, sanığa eşi olan tanığın soruşturma beyanları kendisine sorulduğunda, tanık olan eşine bir zarar gelmesin diye hırsızlık suçunu üzerine aldığını, telefon görüşmesinde iade edeceğini söylediği paranın katılandan daha önce aldığı borç para olduğunu beyan ettiği, hırsızlık suçunu işlemeyen tanığı, sanığın korumasının ve suçu üzerine almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın yüklenen suçu işlediği, soruşturma aşamasında müdafi huzurunda alınan savunması, tanık ...’ın ve katılanın birbirini doğrular nitelikteki soruşturma aşamasında alınan beyanları, 13.05.2013 tarihli yakalama tutanağı ve dosya içeriği ile kanıtlandığı gözetilmeden, sanığın hükümlülüğü yerine kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde olmayan gerekçe ile yazılı biçimde beraatına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.