2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2016/16802 E. , 2017/12425 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Dairemizin 10.11.2015 tarihli kısmen onama-kısmen bozma ilamı ile mahkemece verilen hüküm sadece maddi, manevi tazminat, yoksulluk ve iştirak nafakaları yönünden bozulmuş, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümler onanmıştır. Bu nedenle, mahkemece kadın ve ortak çocuk Hüdai yararına hükmolunan tedbir nafakaları bozma kapsamı dışında kalmakla kesinleşmiştir. O halde kadın ve ortak çocuk yararına hükmolunan tedbir nafakaları konusunda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken mahkemece kesinleşen tedbir nafakaları yönünden yeniden hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3.Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2). fıkrasında; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alman nafakalar ve tazminatların miktarlarının ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir.
Yoksulluk ve iştirak nafakaları boşanma kararının kesinleşmesi ile hüküm ifade eder. Bu itibarla, boşanma kararının kesinleşmesinden geçerli olmak üzere yoksulluk ve iştirak nafakalarına hükmolunması gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde "Kararın kesinleştiği tarihten itibaren yoksulluk ve iştirak nafakalarına hükmolunduğu" belirtilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.