8. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2017/4160
- Karar No
- 2017/15698
- Karar Tarihi
- 28.11.2017
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
8. Hukuk Dairesi 2017/4160 E. , 2017/15698 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davanın reddine karar verilmiş karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı alacaklı, 01/08/2013 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 07/05/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2014 yılı Aralık ayı ila 2015 yılı Mayıs ayı arasına ait aylık 200,00 TL den toplam 2.000,00 TL kira ve 23,44 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmiştir. Davalıca, kiralanan taşınmaza yapılan masraflara ve kiraya verene ait sağlık harcamalarına ilişkin bir takım belgeler ibraz edilerek kira bedellerinin ödendiğini savunulmuştur. Takip dayanağı kira sözleşmesinde kiralanana yapılan tadilat masraflarının kira bedelinden mahsup edileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığından anılan masraflar kira bedeline sayılamaz. Öte yandan; sağlık harcamalarına yönelik belgelerin de kiraya veren adına mı yapıldığı açık olmayıp kira bedelinden mahsup edilemez. Davacı alacaklı 01/12/2014 tarihine kadar olan ödemelerin elden imza karşılığında yapıldığını kabul etmiştir. Bu durumda davacı alacaklının banka hesabına yapılan 1.060,00 TL ödeme üzerinde durulmalıdır. Davalı borçlu bankaya yapılan ödemelerin aidat ödemesi olduğunu ancak aidat bedellerinin apartman yönetimine ayrıca ödendiğini, bu hali ile mükerrer ödeme yaptığını savunmuştur. Aidat ödemelerinin mükerrer olması halinde ve davacının takip konusu alacak döneminden önceki dönemlerin elden imza karşılığından ödendiğini kabul etmesi karşısında bankaya yapılan ödemeler takip konusu aylara ait kabul edilmelidir. Mahkemece, apartman yönetimine yapılan ödeme savunmasına ilişkin davalı delilleri sorularak yukarıda izah edilen hususlar çerçevesinde sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.