8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2015/21650 E. , 2017/17073 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde davalı adına edinilen taşınmaz nedeniyle 5.000,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 01.06.2015 tarihli dilekçesi ile talep miktarını artırarak toplam 44.800,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sezer vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 35.800,00 TL alacağının tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. 1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, temyiz edenin sıfatına ve temyiz nedenlerine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin vekalet ücretine ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde, davacının toplam 44.800,00 TL alacak talebinde bulunduğu, mahkemece 35.800,00 TL alacağın kabul edilmesine rağmen kısmen kabul kararı verilmesi gerekirken hatalı şekilde kabul kararı verildiği anlaşılmaktadır. O halde, davalı kendisini vekille temsil ettirdiği gözetilerek reddedilen miktar yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına AAÜT gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi ve ayrıca yargılama giderlerinin de kabul-ret oranı dikkate alınarak taraflara paylaştırılması gerekirken tamamının davalı üzerinde bırakılması da usul ve yasaya aykırı olmuş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.